Top
Abdurrahman Yıldırım

Abdurrahman Yıldırım

ayildirim@htgazete.com.tr

07/04/2023

Doları kovalarken madalyonun diğer yüzü

Seçimler yaklaştıkça izlenecek ekonomi politikalarına göre döviz kuru ve faiz oranları üzerine daha fazla tahminler yapılıyor. Hemen herkesi en çok ilgilendireni dolar kurunun seyri ve bu konuda yapılan tahminler.

Uluslararası bankaların tahminleri ise çok büyük farklılık gösteriyor. Dün itibariyle dolar/TL kuru 19.25 iken, yıl sonu için yapılan tahminler 18.30 ile 36.00 lira arasında değişiyor. Tahminlerin ortalaması ise 27 TL.

➔Eğer yıl sonunda ortalama civarında bir kur gerçekleşmesi olursa enflasyon açısından çok fazla sorun yaratmayabilir.

➔Doların 19.25’ten 27.00 liraya çıkışı TL’nin yüzde 29 değer kaybetmesi demek. İlk üç ayda yüzde 12.5’e varan enflasyonun zaten yılı yüzde 50’yi geçerek bitireceği tahmin ediliyor. Bu düzeyde bir kur artışı sorun yaratmayabilir.

➔Ancak arada seçim süreci yaşanacak, yeni iktidar işbaşı yapacak. Dünyanın 40 hali var derler. Olur da kur konusunda beklentilerin en yükseği gerçekleşirse o zaman durum değişir, beklenen yıl sonu enflasyonu yüzde 60’in üzerine kayar.

DOLARIN ETKİSİ İTHALATA BAĞIMLILIKTAN

➔Manşet enflasyondan daha önemlisi ise gıda enflasyonun düzeyi. Çünkü gıda fiyatları genel fiyatların önünde seyrediyor ve gelir dağılımının iyice bozulduğu bir dönemde gıdaya erişim çok önemli.

➔Dolar kuru ile gıdanın ilgisi ise ithal girdilerin fazlalığından kaynaklanıyor. Hatta tarım üretiminin ithalata bağımlılığı sanayi üretimine göre daha yüksek.

➔Türkiye ortalamasında ithal girdi kullanma oranı Merkez Bankası hesaplamalarına göre yüzde 44 düzeyinde. Tarımda ise bu oran yüzde 50’nin üzerinde.

Kur sıçrarsa başta gübre, mazot, elektrik, doğalgaz, yem, tohum, ilaç olmak üzere tarımsal girdi fiyatları sıçrar.

➔Böyle olduğu için gıda enflasyonundaki yerimiz genel enflasyondan daha kötü. Tüketici enflasyonunda dünya 10’cusu iken gıda enflasyonunda dünya beşincisiyiz.

➔Mart itibariyle son bir yılda TÜFE yüzde 50.51 olurken, tüketici gıda fiyatları yüzde 67.89 ile genel enflasyonun üzerinde arttı.

GIDA DA TÜKETİCİ-ÜRETİCİ MAKASI

➔Daha düşündürücü olanı ise Üretici Fiyatları Endeksi’nde (ÜFE) yer alan gıda ürünleri fiyat artışının yüzde 88.38’e ulaşması.

➔Bu durum bir aylık da değil. Yıllık ortalama rakamlara göre gıda ürünlerinin 12 aylık üretici fiyat artışı 119.65’i bulurken, tüketici fiyat artışı yüzde 84.73’te kalıyor. Ortalamalarda aradaki fark 35 puanı buluyor.

➔Ancak gariplik bununla bitmiyor. Ayrıca Tarım ÜFE var ve fiyatlar burada çok daha yüksek. Son veri şubat ayına ait ve Tarım ÜFE yüzde 127.56 düzeyinde artış gösterdi. TÜFE Gıda yüzde 67.89 arttığına göre tarım üretici fiyatları ile arasındaki fark 60 puana çıkıyor.

➔Demek ki gıdada üretici fiyatları ile tüketici fiyatları arasında 20 puandan 60 puana kadar uzayan farkı var. Bu da tüketici fiyatlarının düşük olması yönünde.

➔Eğer üreticiden tüketiciye gıdayı ulaştıran aracılar kar marjlarından feragat ederek bu işi hayır için veya zararına yapmaya başladılarsa kendilerine ceza değil ödül vermek gerekir.

Daha olası durum ise tüketici fiyat ölçümlerinde hata yapılıyor olduğudur. Çünkü tüketici fiyatının düşüklüğü karşısında üretici, tarım üretici ve tarım girdi fiyat endeksi yani üç fiyat daha yüksek.

SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE SEÇİM SONRASI FIRSATI

➔Gerçek durum buysa hanehalkı harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 25 değil daha yüksektir. Gelir düzeyi azaldıkça da gıda harcamalarının payı daha artıyor. Yüzde 25 olan gıda sepetinin düşük gelirli hanelerdeki payı yüzde 40’a çıkıyor. Eksik ölçüm nedeniyle bu oran gerçekte daha yüksek olabilir.

➔Kaldı ki, tarımsal üretimin yaklaşık yüzde 15’ini karşılayan bir bölgede büyük deprem yaşadık. Üretimin, hasadın buna paralel belirli bir azalma göstermesi beklenir.

➔Ayrıca yaşanan kuraklık üretim artışı konusunda umutlu olmayı zorlaştırıyor.

➔Dolara kafa yormak elbette iş yapmanın, karar almanın vazgeçilmez bir gereği. Ancak bunu yaparken madalyonun diğer yüzündeki gıda güvenliğini tehlikeye atma riski de var.

➔Tarımda pek çok yapısal sorunumuz birikti. Seçim ile seçim sonrası yeni yeni hükümetin kurulması ve icraat dönemi sorunların çözümü için fırsat olabilir. Konuyu işlemeye devam edeceğim.

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp