Top
Ümit Zileli

Ümit Zileli

ümit zileli@korkusuz.com.tr

28/09/2023

Çocuktan işçi olmaz!

Onlar bu ülkenin evlatları…

Yürürlükteki anayasamıza göre, diğer çocuklardan hiçbir farklılıkları yok… Fırsat eşitliğinden, eğitimden en az diğer milyonlarca çocuk gibi yararlanma hakkına sahipler… Ancak madalyonun diğer tarafı hiç de öyle göstermiyor, üstelik alabildiğine de karanlık! Önce İş sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) son açıkladığı şu verilere bakalım:

– Ocak 1, Şubat 0, Mart 3, Nisan 1, Mayıs 6, Haziran 9, Temmuz 10, Ağustos 10, Toplam: 40

Nedir bu biliyor musunuz? 2023 yılının ilk 8 ayında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların sayısı! Tam 40 çocuk, daha doğrusu “ucuz işgücü” olarak kullanılan 40 çocuk gönderildikleri işyerlerinde iş güvenliği ve denetim olmadan, hayati tehdit altında çalışırken öldü. Daha değişik de söyleyebiliriz:

– Adeta bir cinayete kurban gittiler!

Peki bu çocuklar kaçak mı çalıştırılıyordu? Hayır, her biri “Resmi Çocuk İşçi” kapsamında Mesleki Eğitim Merkezi’ne (MESEM) kayıtlı 1 milyon 405 bin öğrenciden biriydi! Kafanız karıştıysa açıklayayım:

Milli Eğitim Bakanlığı, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak eğitim veren MESEM’e en az ortaokul mezunu olan öğrenciler kayıt olabiliyor. 4 yıl boyunca alınan eğitimin sonunda öğrencilere hem lise diploması hem de ustalık belgesi veriliyor… Bu işin görünen tarafı. Vahim iddia ise şu:

– Bu öğrenciler MESEM yoluyla “ucuz işgücüne” dönüştürülüyor!

Ölümüne çalıştırılan çocuklarımız!

Şimdi anlatacağım “cinayet” yukarıda verdiğim İSİG verilerinde yok…

Yok çünkü, o veriler ilk 8 aya ait. 16 yaşındaki Zekai Dikici ise dokuzuncu ayın sonunda, henüz 3 gün önce yaşamını yitirdi. Birgün Gazetesi muhabiri Dilan Esen’in haberine göre, Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, çalıştığı inşaatın 5’inci katından düşerek öldü!

Zekai, Alaşehir Sümer Oral Mesleki Eğitim Merkezi elektrik tesisatı döşeme işinde çalışırken düştü boşluğa… Üstelik Zekai’nin çalışırken mutlaka yanında bulunması gereken “usta öğreticiler” de yoktu! Bunu ben söylemiyorum, Manisa Eğitim-Sen Şube Başkanı İsmail Şener söylüyor. Şener’in bir vahim iddiası daha var:

– Öğrenciler mesai saatleri dışında çalıştırılıyor. Zekai Dikici’nin mesai saati 08.00-17.30 ancak binanın 5’inci katından düştüğünde saat 19.00 civarıydı!

Kısacası, kazanın neresinden tutsanız elinizde kalıyor.. Ne güvenlik ne de denetim var. Uzun saatler çalışan çocukların yaşamı için söylenebilecek tek şey şu oluyor:

– Pamuk ipliğine bağlı hayatlar!

İş kazası sıklığı yüzde 19!

Sağlık Bilimleri Dergisi’nin tee 2018 yılında yayınladığı “Mesleki Eğitim Merkezi Öğrencilerinde İş Kazası Sıklığı ve Etkileyen Etmenler” başlıklı makalede yer alan rakamlar deyim yerindeyse kan donduruyor…

İş kazası sıklığı başlı başına bir felaket: Yüzde 19! Bu makalenin üzerinden geçen 5 yıl sonrası “şimdi kaç acaba!” diye düşünmeden edemedim. Çocukların çalışmaya başlama yaşı ortalaması 14.9, günlük çalışma saati ne kadar biliyor musunuz?

– 11.1 saat!

Bu durumda, bu çocuklara işçi demek cinayetlere ortak olmak anlamına geliyor. Yaşamının baharına bile erişemeden hayattan koparılan bu çocuklar için kullanılacak en doğru sıfat olsa olsa “köle işçiler” olabilir!

Bu çocukları, en ağır işlerde, günde 11.1 saat, güvenliksiz, denetimsiz, usta öğreticiler olmadan çalıştıran işadamı kılıklı vicdandan bihaber kişiler hakkında nasıl bir işlem yapılıyor, nasıl bir sonuç ortaya çıkıyor, Milli Eğitim Bakanlığı, MESEM ve özellikle Eğitim-Sen yetkililerinin detaylı bir açıklama yapması gerekiyor.

Ancak ne olursa olsun, sonuçta değişmeyen, vicdan kanatan tek bir gerçek ile karşı karşıya olduğumuzu unutmamamız gerekiyor:

– Çocuktan işçi olmaz!

Bir de kaçak olarak çalıştırılan, en ufak bir sosyal hakka dahi sahip olmayan çocukları düşünürseniz…

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp