Top
Yavuz Donat

Yavuz Donat

ydonat@sabah.com.tr

23/06/2022

Bir siyaset dersi

Geçtiğimiz günlerde, kamuoyunun yakından tanıdığı bir siyaset ve devlet adamı, Türk siyasetinde pek alışılmadık/ sıra dışı sözler söyledi... Mehmet Özhaseki.
Fakat... Güncel siyasetin gök gürültüsü öyle yoğun ki, Özhaseki'nin, alkışlanacak/ders alınacak konuşması güme gitti
AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki ne demişti? Paylaşalım:
Benim belediyecilik hikâyem biraz uzun sürdü, 21 yıl.
Daha sonra milletvekilliği, bakanlık ve genel başkan yardımcılığı.
Neredeyse 30 yılım devlet hizmetinde geçti.
Artık yavaş yavaş siyasete veda etme zamanım geldi.
Gönül rahatlığı içinde, gözüm arkada kalmadan herkesten helallik istiyorum. (10 Haziran... Kayseri... Gençlerle buluşma.)
Türk siyaseti, böyle söylemlere öylesine yabancı ki... Toplum, böyle davranışları öylesine özledi ki.



***


Kapak
Mehmet Özhaseki... Kayseri'de izi de var, tozu da... Karşılığı da.
Hiçbir akçalı/bulaşık işe karışmadı... Yemedi/yedirmedi... Bagajında kirli yük yok.
Kendisine, "Artık çekil" diyen ise hiç yok.
Buna rağmen Özhaseki, "Jübile zamanım geldi" diyorsa... Kırıp dökmeden, çiğ laf etmeden köşesine çekilmekten söz ediyorsa... Bu davranışı:
"Koltuğu, babasının malı sananlara... Koltuk aşkıyla yanıp tutuşanlara... Züccaciye dükkânına giren fil misali etrafı kırıp döküp dağıtanlara...
Ders olsun... Kapak olsun."



***


Kayserili ilk örnek Yazar
Mehmet Özhaseki'nin, jübileden söz etmesi, bir başka Kayserili, saygın siyaset ve devlet adamını aklımıza getirdi.
O da Mehmet. Mehmet Abi... Mehmet Yazar.
Milletvekiliydi (Anavatan Partisi)... Devlet Bakanlığı yaptı...
Ve Milli Savunma Bakanlığı.
1991'de... "Benden bu kadar... Aday değilim" dedi ve köşesine çekildi.
Kendisini, vakıf/hayır işlerine adadı... Yüzlerce gence eğitim bursu... Bugün kimi mühendis oldu, kimi doktor, kimi profesör.
Allah, sağlıklı ömür versin, Mehmet Abi, Türk siyasetinde, "Örnek adam... Adam gibi adam... Anıt adam."



***


Bırakmayı bilmeyenler
Siyasette çocukluk hastalığı... Kendisini, dünyanın/ siyasetin merkezinde zannedenler var... "Dünya benim etrafımda dönüyor" havasındakiler.
Kenara çekilmesini bilmezler.
Siyaseten raf ömürlerinin çoktan geçtiğini fark etmezler.
Kırarlar... Dökerler... Kendilerini küçük düşürürler... Ama "Horoz ölür, gözü çöplükte kalır" misali, rüya görmeye devam ederler.
Böyleleri... Her dönemde vardır... Ne diyelim, Allah şifa versin.



***


'Ben olmadan asla'
Nazif Kurucu... Rahmet istedi... 1970'li yıllar... Konya Milletvekili... Dürüst, saygın bir siyasetçi idi.
Gün geldi... TBMM dışında kaldı.
"Espri olsun, eş-dost okusun" diye, kitap yazdı... Piyasaya çıkmadı... Tanıdıklarına yolladı... Bize de.
Kurucu... Kaybettiği seçimin gecesini anlatır... Film gibi.
Sandıktan çıkamayan üç arkadaş... Rakı sofrasındalar...
Birinci kadehte konuşulanlar:
- Çocuklar, Meclis berberinde tıraş oluyordu... Hanım, kuaförde milletvekili eşi muamelesi görüyordu... Şimdi hanıma, çocuklara ne diyeceğiz?
İkinci kadeh... Konu değişir:
- Sen ne iyi ettin de milletvekili seçilince eczaneyi kapatmadın... Ben işyerimin kepengini indirdim... Şimdi çoluk çocuk ne yiyeceğiz?
Ve... Üçüncü kadeh... Kafalar iyice dumanlıdır:
- Bizim seçimi kaybetmemizin bir önemi yok da... Asıl önemli olan:
Bizim bilgi ve birikimimiz olmadan, bu Meclis nasıl çalışacak? İçinde bizim bulunmadığımız bir Meclis, ülkeye nasıl hizmet edecek?



***

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp

Yazarın Diğer Yazıları