Top
Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

hasmet.babaoglu@sabah.com.tr

12/02/2024

Yazık! Çok yazık!

Bazen bu kadarına "Yok artık!" diyorum...
İsrail'in Gazze soykırımını bu kadar açıktan destekliyor görünmezler herhalde diyorum...
Nişantaşı barlarında, Alsancak kafelerinde eş dost arasında nasılsa öyle laflıyorlardır ama sosyal medyada Filistinlilerin davasını savunan her mesajımıza alçakça karşılıklar verecek kadar "militan" olamazlar, diyorum.
Ve yanılıyorum...



***

İrlanda Kadın Basketbol Milli Takım oyuncularının İsrailli oyuncuların ellerini sıkmayışlarındaki ve milli marşlarını rakiplerinden uzakta okuyuşlarındaki kararlılığı alkışlıyorum.
Mesela bizim "Sultanlar"da bu hareketleri görmeyişimizin üzüntüsünü yansıtıyorum...
Adamın biri çıkıp "Boş yapma Haşmet!" diyor.
FETÖ'cü desem, bir ihtimal, belki...
Ama Batı devletlerine nasıl yaranacağını bilemeyen zavallılardan biri gibi...
Benzer laflar eden bir başkasının profiline göz atıyorum...
Hem "Türkçü, hem "Atatürkçü", hem "milli", hem "uygarlık ve sanattan yana" ve fakat mutlaka her gün yüzlercesi öldürülen Filistinli bebeklere karşı...
İrlandalı basketbolcuların neden böyle davrandıkları bu tiplerin umurlarında değil...
Üstelik çağırılsalar, hemen bir Kibutz'da çalışmaya koşturacak gibiler.
İsrail, belli ki sadece ABD'nin değil, bizdeki bu tayfanın da Ortadoğu'daki ileri karakolu...
Zihinleri böyle talim edilmiş.
Ne kadar çoklar yahu!



***

Yalçın Küçük'ün hakkını yemişiz...
Cumhuriyet tarihimizden söz ederken sürekli "İsrail, Türkiye'de İsrail'den olduğundan daha güçlüdür" diye vurgulardı.
Gerçi kastettiği daha çok İsrail'in resmi ve sivil bürokrasimizdeki yeri ve politika sahnemizdeki gücüydü..
Eh, Jön Türkler'in çoğunun ve hatta 3. Cumhurbaşkanımız Celal Bayar'ın Alliance Israelite okullarından mezun olduğu bir ülke tarihinden bahsediyoruz nihayetinde...
Ama artık görüyoruz ki...
Şimdiki mesele sıradan okumuşlarımız...
"İsrail meftunu" olarak yetişmişler sanki...
Her hafta yağmur çamur demeden Londra sokaklarını Filistin bayraklarıyla dolduran İngilizler bizim okumuşlara öyle yabancı ki...
İşin bu yanı şimdi kafalarımıza dank ediyor.
Yazık!
Bunca kuşağa verilen eğitim, öğretimin içinde birazcık olsun, "insanlık" yokmuş!



***


NOT DEFTERİ
Hem hatırlamak, hem de düşünmek mi? Fakat cehennem dedikleri işte bu değilse nedir? (TARIK BUĞRA / Küçük Ağa)

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp