Top
02/05/2023

Küfür

Pazar akşamı ‘mabet’teydik…

Ezeli rakiplerimizden Galatasaray’ı ağırladık evimizde. Bazı maçlar vardır; biz Beşiktaşlılar maç gününün havasından hissederiz kazanıp kazanamayacağımızı. Bu hafta sonu da o günlerden biriydi.

Maç öncesi semtteki ve Dolmabahçe’deki enerjinin İnönü’nün çimlerinde yaratacağı sinerjinin galibiyet getireceğinden neredeyse emindik çoğumuz. Nitekim öyle de oldu. 3-1 kazandık. Mutluyuz.

GÜZELLIĞE DÜŞEN GÖLGE

Galatasaray derbisine evlatlarla gittim. Büyük (21) artık bizle değil Üniversiteli Beşiktaşlılar (UNIBJK) ile gidiyor maçlara. O Yeni Açık’ta, ikiz kardeşleri (11) ile ben ise kombinemizin olduğu Eski Açık’ta izledik maçı.

İkizlerle, maçtan 5 saat önce geçtik Beşiktaş’a. Yeni nesle ‘ritüeller’ eğitimi çerçevesinde önce yemeğimizi yedik, sonra Köyiçi’nde küçük bir tur atıp Ağaçlı Yol’dan stadımıza gittik.

Çocukların heyecanı, mutluluğu görülmeye değerdi. Hava güzel, semt güzel, atmosfer güzeldi. Bütün bu güzelliğe düşen tek gölge ‘küfür’lü tezahüratlardı. Semtte, yolda ve tribünde… Maalesef o kadar çok küfredildi ki. Sadece rakibi hedef alan şarkılar, marşlar değil, insanların kendi aralarındaki konuşmalarda da sürekli küfürlü ifadeler vardı.

Küfür Beşiktaş’a özgü değil elbette. Her takımın tribününde, her semtte, her şehirde durum aynı. Maçların, futbol seyircisinin gerçeklerinden biri bu. Maalesef...

ÇOCUKLARI DÜŞÜNÜN…

Küfür günlük yaşamın parçalarından biri. Hepimiz ediyoruz zaman zaman. Ben de tabii ki... Özellikle öfkelendiğimizde çıkıveriyor ağzımızdan.

Ama dramatik olan, küfrün artık neredeyse sıradanlaşması, ayıplanmaması. Küfürlü ifadeler özellikle gençlerin kullandığı dilin ‘normal’i hâline gelmiş durumda. Üstelik sadece erkekler de değil. Genç kızlar da aynı erkekler gibi aleni, galiz küfürleri kullanıyor artık.

Böyle bir ortamda, üstelik de bir futbol maçına; biri kız, biri erkek, 11 yaşında 2 çocukla gidince duruma daha farklı bakıyor insan. On binlerce insanın hep bir ağızdan, topluca küfretmesine şahit olan çocuklarınız soruyor:

- Baba, ne diyorlar?

- Duymamaya çalışın canım. Maalesef küfrediyorlar.

- İyi ama niye? Neden küfrediyorlar? Ne oluyor küfredince?

Kendinizi benim yerime koyun. Ne cevap verirdiniz çocuklarınıza?..

Biraz sonra birkaç koltuk ötenizden biri tek başına küfrediyor gırtlağını yırtarcasına... Çocuğunuzla göz göze geliyorsunuz. “Oluyor evladım böyle maalesef, hadi biz maçı seyredelim” diyorsunuz. Maç çıkışı yine aynı. Yolda, yine bir ton küfür…

Günün sonunda çaresizce “Bunları çevrenizden duyacaksınız ama yanlış ve ayıp olduğunu bilin ve siz kullanmayın çocuğum” diyebiliyorum sadece.

*

Dediğim gibi… Küfür hayatın her alanında var. Futbol tribünlerinde ise zirve yapıyor. Hatta sadece bizde değil, dünyanın birçok ülkesinde durum aynı. İngiltere, Almanya ve İspanya’da da statta maç seyretmiş biri olarak şahidim. Futbol seyircisi küfrediyor. Kadını, erkeği, genci, yaşlısı; büyük çoğunluğu...

Ama aşırı küfürlü ifadelere maruz kalan küçük çocukların yüzlerinde oluşan ifadeler ve verdikleri tepkileri görünce durum benim açımdan değişti. Bu konuyu ciddi şekilde yeniden düşünmemiz gerekiyor.

Herkes kendi kapısının önünü temizlemeli.

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp