Top
Fatih Altaylı

Fatih Altaylı

faltayli@htgazete.com.tr

01/03/2013

'Aralarındaki sohbet devleti bağlamaz'

3 BDP’li milletvekilinin İmralı’da Öcalan’la yaptığı görüşmenin tutanakları “olduğu söylenen” birtakım zabıtlar yayınlandı dün Milliyet’te.
Haberin altındaki imza usta bir gazeteciye, Namık Durukan’a ait.
Haliyle kıyamet koptu.
İlginçtir, 2 gün önce benim programa katılan Altan Tan, İmralı’da konuşulanlarla ilgili yalan yanlış şeylerin medyaya yansımasından şikâyetçi olmuş ve “MİT tutanakları açıklasın” demişti.
Sakın yanlış anlamayın, “Bunları sızdıran Altan Tan’dır” demiyorum.
Çünkü anladığım kadarıyla resmi tutanaklar değil.
Görüşmelerde yer alan taraflardan birinin “notları”.
İmralı’da neler görüşüldüğünü ve Öcalan’ın neler söylediğini okuyunca, bu meselede önemli bir fonksiyon üstlenen üst düzey bir AK Partiliyi aradım hemen.
O da okumuştu.
Çok da önemsememişti yazılanları. Tek rahatsızlığı, “tek taraflı bu sızdırmanın” süreci sabote etmek isteyenler tarafından kullanılması olasılığıydı.
“Bu aktarılan görüşmeler bir anlam taşımıyor, bir şey ifade etmiyor” dedi.
Nedenini şöyle anlattı:
“Onların kendi aralarında ne konuştuğunun önemi yok. Şu açıdan önemi yok; bunlar 3 BDP’li ile cezaevindeki 1 PKK’lının kendi aralarındaki sohbeti. Bunların devlet açısından bir bağlayıcılığı var mı, öne sürdükleri tezler veya talepler ya da beklentiler karşılanmış mı, karşılanacak mı, bunlarla ilgili bir söz verilmiş mi? Hayır. Yok öyle bir şey. Açıkçası kendi aralarında yaptıkları bir sohbeti çok da önemsememek lazım. Şurası açık ki, birileri sürece zarar vermek istiyor.”
Sohbetten edindiğim izlenim, devlet ya da hükümet tarafının bu konuşulanları değil Öcalan’ın yazdığı 3 mektubu daha çok önemsediği.
Bu mektupların yerlerine ulaşmasından sonra tarafların alacağı tavır, görüşmelerin ve dolayısıyla Öcalan’ın akıbetini belirleyecek.
Devlet tarafı, Öcalan’ın açlık grevlerinin sonra ermesinde gösterdiği “etkiyi” burada da gösterip gösteremeyeceğini merak ediyor.
Peki yeni Anayasa sürecini de bu mu etkileyecek?
Aldığım yanıt net:
“Her halükârda özgürlükçü, çağdaş bir Anayasa’yı hazırlayıp Meclis’e getireceğiz. Anayasa süreci İmralı ile yapılan görüşmelerden bağımsız bir süreç. Ama bu Anayasa terörün bitmesi konusunda etkili olacaksa, buna da niye ‘Hayır’ diyelim? Ama biz bu Anayasa’yı bir pazarlık sonucu değil, doğrusu bu olduğu için istiyoruz.”

CNG ile yakıt harcaması 10’da 1’e düşüyor

“OTOMOBİLLERDE LPG yerine doğalgaz kullanmak hem daha ucuz hem de ülke ekonomisi için daha yararlı” diye yazınca bu konuda uzmanlaşmış kişi ve kuruluşlardan epey bir mesaj geldi.
Tümünün söylediği aynı:
“Evet, tüpgaz yani LPG yerine CNG kullanmak hem daha ucuz, hem daha tehlikesiz, hem de ülke için daha iyi.”
Jeneratör üretimi yapan bir firmanın üst düzey yetkilisi ise somut rakamlar yollamış:
“Otomobiller niye doğalgaz kullanmaz yazınızı okudum. 9-10 yıl önce doğalgaz motorlu jeneratörü Türkiye’de ilk defa geliştirerek ürünlerimize dahil ettik. Söz konusu tarihte ürün sorumlusu olarak doğalgazlı motor ile dizel ve benzinli motorlar arasında yakıt sarfiyatı karşılaştırmalarını yapmıştım. Dizel jeneratörlere oranla yakıt sarfiyatı 4’te 1’e, benzinli jeneratörlere oranla 10’da 1’e düşüyordu. Kullandığımız motorlar otomotivde kullanılan motorların doğalgaza dönüştürülmüş şekliydi. Yaklaşık 10 yıldır doğalgazlı jeneratörler üretilmekte ve halen kullanılmaktadır. Otomotivde bu motorların neden kullanılmadığını hep düşünmüşümdür. Yakıt maliyetlerinin düşük olmasının yanı sıra, bahsettiğiniz gibi anlaşma gereği fazla olan doğalgaz bu şekilde kullanılabilir ki bu ülkemiz için çok büyük kazanç olur.”
Okurum bunlarla ilgili teknik dokümanları da benimle paylaşacak. Size de aktaracağım.
Umarım ilgili bakanlıklar da ilgi gösterirler.

‘Kim takar yargıyı’ mı Ali Bey

İSTANBUL 8. İdare Mahkemesi, Ali Ağaoğlu’nun Maslak’ta sürdürdüğü ve Habertürk tarafından türlü rezaletleri ortaya çıkarılıp Orman Bakanlığı’nın müdahalesiyle yasal limitlere dönmeye zorlanan Maslak 1453 adlı projesinin “durdurulmasına” karar verdi. Mahkeme, Ağaoğlu’nun Maslak 1453 projesinin “imar planlarına aykırı olduğu” gerekçesiyle durdurulmasını istedi. Ancak Ağaoğlu bir açıklama yaparak “Durmayacağız” dedi. Gerekçesi ise mahkemenin kararını 2010 imar planlarına göre verdiği, ancak kendilerinin 2011 imar planlarına göre inşaat yaptığı. Davayı açan TMMOB ise “2010 imar planları ile 2011 imar planları arasında o bölgede değişiklik yok” diye bas bas bağırıyor ama Ali Ağaoğlu’nun reklamla satın aldığı medyada sesini durduramıyor. Zaten Ali Ağaoğlu’nun “Danıştay’a gitmeyeceğiz” demesinin ardında da bu gerçek yatıyor. En kötü ihtimalle şimdi bir kez daha mahkemeye gidilecek ve iki imar planı arasında bir değişiklik olmadığı mahkeme tarafından da görülünce proje için bir kez daha iptal kararı çıkacak. Ali Ağaoğlu’nun yargıyı takıp takmadığını o zaman göreceğiz.

Kaymakamda kararsızlık

ÖCALAN’ın ilk etapta verdiği talimatlar arasında terör örgütünün elinde rehin tutulan ve akıbetleri hakkında uzun zamandır bilgi alınamayan askerlerimizin ve kaçırılan bir Türkiye Cumhuriyeti Kaymakamı’nın serbest bırakılması vardı. Ancak örgütten gelen bilgilere göre, Öcalan’ın bu talimatının uygulanması konusunda örgütte bazı kararsızlıklar var. Kandil, askerlerin serbest bırakılması konusunda herhangi bir çekince öne sürmüyor. Fakat Kaymakam Kenan Erenoğlu’nu serbest bırakma konusunda bazı tereddütleri olduğunu ileri sürüyor.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sadece yeniye rağbet olsaydı, antikalara milyonlar ödenmeyeceğini bildiğimiz zaman.

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp