Top
Yetenekli Kalemler

Yetenekli Kalemler

yeteneklikalemler@tg.com.tr

23/05/2020

Karanlığa düşen ışık hüzmesi...

Nefes alamamak deyince genelde solunum darlığı gelir ilk akla, ne zor bir durum maazallah. Ama bilinmez ki bundan daha zor bir durum olan; ruhlarımızın solunum yapamamasıdır.
Bu öyle bir girdap ki dipsiz bir kuyuda çırpındıkça derinlere inmek misalidir… İşte tam da tüm dünya üzerinde “insan” dediğimiz canlı, yaradılış gayesini unutmuş, ölü ruhlarla bir sağa bir sola rüzgârın önünde savrulan kuru yaprak misali nereye gittiğini bilmez… Böyle iken eşref-i mahlûkat olarak yaratan Rabbi ona acıyıp merhamet etti ve onu bu musibet olarak gördüğümüz hastalık imtihanıyla silkeleyip temizleyip kendine çekti; “yüzünü dünya denen şu çöplükten bir çevir” buyurdu.
Anne babaya hasret yavrular, birlikte bir iftar sofrasının etrafında toplanmanın hazzına ilk kez bu kadar net vardı. Anneler babalar gerçek rollerini hatırladı. Tüm dünya itikâfa girmişçesine evlerine kapanarak dillerinde tesbihat, alınlar secdeye değdi ve milyonlar bir ağızdan özlenen cümlelere sarılarak karanlıktaki sis bulutlarını bir bir araladı. Altı asırlık bir cihan imparatorluğunun devamı olduğumuzun şuurunu idrak ederek gözümüzde devleştirdiğimiz batının bir bakıma ne kadar aciz ve zavallı olduğunu fark ederek kutsal vatanımızın ulviliğini nihayet millet olarak idrak ettik.
Sıradan her gün şikâyet ederek uyandığımız günlerin ne büyük bir nimet olduğunu anladık. En önemlisi de insan olarak yine bir insanın ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Çalmayan zillerde kapılara koşmayı, yürümeyi, yollarda gezmeyi özledik. Baharın gelişin ne büyük bir hazine olduğunu öğrendik.
Velhasıl! Unutulan değerlerimizi hatırlayıp şükretmeyi, dua etmeyi öğrendik.
Biliyorum ki bu milletin özlenen, şaha kalkan aydınlık yarınları olacaktır. Ne demiş şairler sultanı Üstad:
“Surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes..."
      Rumuz: Çoban Yıldızı
 
 
 
ŞİİR
 
 
          Her şey güzel olacak...
 
O kadar eserleri gözü yok ki görecek,
Elinden gelse eğer, çivisini sökecek.
Bu kadar emeklere nasıl gücün yetecek,
Bu devlet yükseldikçe hırsından köpürecek.
 
Yalanlarla kurduğun kehanetler bitecek,
Türlü sahtekârlığın elbet sonu gelecek.
Ey kâzibin elçisi, bu devran böyle gitmez
Bu şerefli milleti, yıkmaya gücün yetmez…
 
Daha güzel olacak, daha şeref bulacak,
Bu yurdun her köşesi, sekiz cennet olacak.
Bu nasıl iz’an böyle bu nasıl vicdan böyle?
Dünya Türk'ü överken, sen kahrından pinekle…
                         Mahmut Özrendeci-Kayseri
 
 
UNUTULMAZ İSİMLER
 
BATTAL GAZİ: Ömrünü Bizans ile savaşarak geçirmiştir. Gazilerin önderi oluşunun yanında ermiş olması diğer bir yönüdür. Battal Gazi bunların yanı sıra, yenilmezliği, cömertliği ve yardımseverliğinden dolayı nesilden nesile söylene gelmiş atı ve kılıcı ile de hafızalarda yer tutmuş bir serdengeçtiler başıdır. Türk tarihinde alperen ruhunu yaşatan efsanevi bir hâle bürünmüş, olağanüstü hâller sahibi bir kimsedir. Bu yüzden hayatı menkıbeleşmiştir.
Ebu Muhammed Cafer bin Sultan Hüseyin bin Abbas el-Haşimî Türk menkıbesine göre Malatya’da doğmuş ve Abbasiler zamanında yaşamıştır. Nerede öldüğü belli değildir. Anadolu’da Seyyid Gazi'den başlayarak Doğu Türkistan’a kadar onun için birçok türbe ve makamlar vardır.
Anadolu’da İslamiyet için canla başla savaşması, hayatının destanlaşmasına sebep olmuş ve Seyyid Battal Gazi Destanı kültür tarihimiz içinde, önemli bir yer tutmuştur. Hacı Bektaş Veli hazretlerinin bile onun makamını ziyaret ettiği Velayetname isimli eserinde zikredilmiştir.
Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp