Top
Yetenekli Kalemler

Yetenekli Kalemler

yeteneklikalemler@tg.com.tr

21/05/2020

Evde kal çocuklarınla mutlu ol -2-

“Ben çocuğumu seviyorum bunu ifade etmeme gerek yok ki” gibi düşünceler doğru değildir. Çocuğun anne babadan aldığı iki şey vardır: Sevgi ve eğitim. Sevgi; kabullenme, koruma, kollama gibi bütün olumlu duyguları içerir. Eğitim ise verilen bilgileri, becerileri, yasakları, kuralları, inançları, değer yargılarını vb. kapsar.
“Huy” dediğimiz karakter yani “Cömertlik, cimrilik, temizlik, düzenlilik, dağınıklık, çekingenlik ve sosyallik, merhamet, kıskançlık, paylaşma, fedakârlık, kin tutma, doğruluk, yalancılık” gibi değer ve alışkanlıkların kazanılması hep çocuklukta ailedeki eğitime bağlıdır.
Çocuk evinde rahat değilse, anne baba ile sevincini, sıkıntısını paylaşamıyorsa, sevildiğinden, kendisine değer verildiğinden emin değilse; “cezalar, baskılar ve yasaklar” bir fayda vermez, işler daha da kötüye gider.
Açık ve etkin iletişim mutlu ve huzurlu ailelerin ortak özelliğidir. Sevgi alan çocuklar sıcak, uyumlu bir arkadaşlık geliştirirken, sevgisiz büyüyenler ilişkilerinde düşmanlık yolunu tutmaktadır.
“Çocuklarınızı sevin” demek, onları sevdiğimizi hissettirmektir. Her anne-baba çocuğunu sevmektedir. Ancak her çocuk anne-babası tarafından sevildiğini hissetmemektedir. Çocuklara ayrılacak bir yarım saat, yemekte söyleşmek, kitap okumak, uygun programları birlikte izlemek, oyun oynamak, resim yapmak vb. etkinlikler çocuklar için önem taşır. Birlikte geçirilen bu saatler, gün boyu çocuklarla iç içe yaşayan ve bunalan anneye de soluk aldırır.
Çocuklarımızı seversek onlar da bizi sever. Sevilen çocuk sevmeyi öğrenir. Verdiğimiz sevgi çoğalır, bereketlenir ve tekrar bize döner. Huzurlu ve sevgi dolu bir ailede büyüyen çocuklar ileride kendi kuracakları yuvada da huzurlu olacaklardır. Çocuğun bedensel, ruhsal ve sosyal gelişimi sevgi dolu aile ortamına bağlıdır. Çocuk sevildikçe güven duygusu pekişir, desteklendikçe öz saygısı artar. Anlayış gördükçe hoşgörülü olmayı, sorumluluk aldıkça bağımsız davranmayı öğrenir.
Sevgi, çocukla geçirilen zaman anlamına gelmektedir. Onu oyuncağa boğmak, bol öpücüklerle karşılamak, ona üstün eğitim imkânları sunmak, her türlü avantajı sağlamak onunla birlikte, sevgi ile bütünleşerek geçirilen zamanın yerini asla dolduramaz.
         Seyfettin Karamızrak
 
 
 
ŞİİR
 
            Nerde?
 
Yazması güneşten solanım nerde
Elleri nasırdan yaralım nerde?
Yıllardır duymadım tatlı sözünü,
Söyleyin yürekten yananım nerde?
 
Elleri semada seher vaktinde
Dili duadadır daim akdinde,
Duası kabul olur Rabbin katında
Bana hayır dua edenim nerde?
 
Ölür de vazgeçmez Hakkın izinden,
Yaşlı gözlerini saklar gözümden
Başım kaldırmasam iki dizinden
Beni kollarına saranım nerde?
 
Oturup yanına anlatsam derdim,
İçim ferahlar da kalmaz kederim.
Yüz yaşına gelsem sözün dinlerim
Darlıkta nasihat verenim nerde?
 
Kuşçu der kavuşup öpsem elini
Boynuna sarılıp sorsam hâlini,
Dinlesem dizinde tatlı dilini,
Beni canından çok sevenim nerde?
 
                             M. Kuşçu
 
 
 
UNUTULMAZ İSİMLER
 
İMAM-I BUHARÎ: Kur’ân-ı kerîmden sonra dünyanın en kıymetli kitabı olan Sahîh-i Buhârî adıyla meşhur olan hadis kitabını yazan büyük hadis âlimidir. Hadis ilminde yüksek derecede olup, 300.000’den fazla hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezbere bilen bir âlim olduğu için "İmâm", Buharalı olduğu için "Buhârî" denilmiş ve İmâm-ı Buhârî ismiyle meşhur olmuştur.
Kuvvetli zekâya ve hâfızaya sahip olan İmâm-ı Buhârî, işittiği hadis-i şerifi hemen ezberliyordu. Onunla hadis-i şerif dinleyenler yazdığı hâlde, o, yazma ihtiyacı duymuyordu. İmâm-ı Buhârî, çok cömert olup, herkese iyilik ederdi. Fakîrlere çok sadaka verir, talebelerinin ihtiyaçlarını bizzat karşılardı. Bayram günleri hâriç bütün yılını oruçla geçirirdi. Câmi-us-Sahîh: En büyük ve en meşhur eseridir. Sahîh-i Buhârî ismiyle de tanınır. İslâm âlimleri söz birliğiyle; "Kur’ân-ı kerîmden sonra en sahih kitap Sahîh-i Buhârî’dir" buyurmuşlardır.
 
Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp