Top
Yetenekli Kalemler

Yetenekli Kalemler

yeteneklikalemler@tg.com.tr

10/08/2020

‘Hakiki derdi bulunca dermanı daha çok artar insanın’

Hayat, her an insanın ayağını kaydırabilecek basamaklardan oluşur. Bir sonraki basamağa düşmenin ihtimali daima yüksek olandır. İlerledikçe daha çok geri gidiyor olma hissi bu yüzden. Bir şeyin tersi tersine gitmesi, doğru yolda olduğunu sanmaktan daha emniyetlidir. Hesapsız, tecrübe kazanmadan çıkılan basamaklar iyi bir manzara garanti etmez hiçbir zaman. Zirveye bir adım kala ufak bir taş yüzünden en baştaki basamağa kadar yuvarlanabilirsiniz. Adım adım düşenler bir sonraki basamağa temkinle basar. Şükürle yaklaşmanın kıymeti bundandır. Niyâzî Mısrî’nin de söylediği gibi; “Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş.” fazilet sahibi kimselerin sözlerini tek celsede okuyup geçmiş olmak hakikaten ziyandır. Sözlerin üzerine tefekkür etmek insanı nice samimi duygulara büründürür. Dermanın kendisini bulmak için derdimizi iyi tanımak lazım. Düştüğümüze, kalktığımıza bunca tecrübeye değecek sıkıntıları mı dert ediyoruz? Dert kelimesinin sözcük anlamından birisi de, kaygıdır. Ne için kaygılandığımız, insanlığımızın özetidir bir bakıma. Kaygımızın merkezinde merhamet, adalet ve iyiliğin farkındalığı var ise; işte o zaman derdimiz bize derman olur, yavaş yavaş. Kaygımızın merkezinde kin, insanların bize giydirdiği lafların hesabı, heveslerimizden geri kalmanın üzüntüsü var ise, derdin kendisi büyük bir dert olmuştur. Dert sahibi olmak için büyük bir çabaya gerek yok aslında. Ne de olsa kime sorsak herkesin bir derdi var. Karşınızda gelişen sıkıntılı durumlarda acı sizin olmasa da onu paylaşıp dermanını arıyorsanız, kalbinizin güzelliği size derman olmaya hazır demektir. Karşınızda gelişen huzurlu durumlarda mutluluk sizin olmasa da onu paylaşıp aklınızda ufacık soru işareti bulundurmuyorsanız, yine kalbinizin güzelliği size derman olmaya hazır demektir. Zıt örneklerini varsın isteyen düşünsün...
Ebrar Dumlu
 
 
 
ŞİİR
 
Hakk'a varış
 
Garibin divanesi hep giryandır
Girdabı maksuduna pervandır
Didarını dil bilmez hâli ayandır
Âşıkı hâl eyler maksudu Allah’tır
 
Cana cezadır nefsin yolu fenadır
Susuz dünya gönlüne ab-ı hayattır
Gözden dile akar, hayret-i şayandır
Can eriye canda, damlası ummandır
 
Lisanı dimağına vermez sözleri
Hâli, cümle mahlûkta bilinir özleri
Nefs-i dünya çirkin, bakmaz gözleri
Kör dünya bilmez açıktır kalp gözleri
 
Yastığı taştır, secdeye eğilen baştır
Hatırına verilen nimetler gönle aştır
Âlem diyarı âdem diyarında nakıştır
Garipler bilir aşkı ölüm Hakk'a varıştır.
Yavuz Selim Bulut
 
 
 
UNUTULMAZ KELİMELER
 
HUTBE: Cuma ve bayram namazlarında, ibadet maksadıyla minberde okunan dua ve nasihatin adıdır. Dinî hitabetin bir çeşidi olan hutbe, cumada namazdan evvel, bayramlarda namazdan sonra okunur. Hutbe okuyana “hatip” denir. Camide merdivenle çıkılıp hutbe okunan yüksek yere “minber” adı verilir. Hutbe, bir ibadet olup, cuma namazının eda şartlarındandır. Namazdan önce okunması lazımdır. İki bölümdür: Birincisi hutbede hatip efendi, içinden “eûzü” okuyup, sonra yüksek sesle, hamd ve sena, kelime-i şehadet ve salat u selâm okur. Sonra sevaba ve azaba sebep olan şeyler ile Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını Arapça olarak hatırlatır. Bir ayet-i kerime okur ve oturur. Sonra ikinci hutbe için ayağa kalkar. İkincisinde müminlere dua eder. Bu bölümde dört halifenin adını söylemesi müstehaptır, yâni kıymetli bir iş olup, sevabı çoktur. Ehlisünnet itikadında olmanın alametidir.
Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp