Top
Yetenekli Kalemler

Yetenekli Kalemler

yeteneklikalemler@tg.com.tr

09/10/2019

Beynimizi yıllık izine çıkarmak!..

Yaş ilerledikçe kuru gürültüden sıkılır da inzivaya çekilmek ister insan. Çocukken büyüklerimden bu tarz cümleleri duyunca tam manasıyla kavrayamazdım, özellikle emekli yaş grubu için. Beynimizi yıllık izine çıkarmak gerek kimi zaman. Az söz, az insan, az eşya iyi gelir ilerleyen yaşlarda. Boş sözlerin sancısını çeker dil, fazla söz ayrılık getirir aslında. İnsanlarla muhabbet etmek güzeldir lâkin kalbindeki kütüphanesi geniş olan insanlarla takılmak gerek. Oturmayı, kalkmayı, eğlenmeyi, yerli yerince konuşmayı iyi bilen ve sözünün eri olan dostlarla muhabbet edince işte anca böyle ortamlardan keyif alır insan...
Beyninizi yıllık izne çıkardınız mı hiç? İçinizi dinlemeye zaman ayırdınız mı? Bir fincan damla sakızlı kahvenizi elinize alarak pencere önüne oturup da yağmur tıpırtısını dinlediniz mi? Yağmurdan sonra ıslanıp da etrafa mis koku bırakan toprak kokusunu sever misiniz? Taze ekmek kokusu, yeni biçilmiş çim kokusu, yağmur sonrası toprak kokusu, naftalinli yorgan kokusu, yeni yıkanıp serilmiş çarşaf kokusu, yeni doğmuş bir bebeğin kokusu, lavantalı evlerin kokusu nasıl da huzur verir insana. Aslında yıllanmış anıların bile kendine has kokusu vardır. El yapımı kitap ayraçlarıyla donatılmış kendimize ait bir kitaplığın ve o minik kütüphanede yaşayan romanların odunsu kokusu bile yıllanmış anılara yolcu eder bizi. Avuçlarımızda biriken yalnızlığın kokusu, güzel günlerin hatırası bile kitap aralarında kurutulmayı bekler. Bazen kitap arasında kuruttuğumuz bir tutam kır çiçeği, menekşe kurusu, gül dalı nasıl da mesut eder yüreğimizi.
Orhan Veli’nin İstanbul şiirlerinde demlenirken an gelir Yunus Emre’nin ilahilerinde nefesleniriz. Hazreti Mevlana’nın özlü sözünde coşarız... Kuru gürültüden ve kalabalıktan sıyrılıp da kitaplarla baş başa kalmak, zihnimizdekileri boşaltıp tatile çıkarmak terapi gibi gelir bünyeye.
Şiirden arta kalanlar lafügüzaf olur gönül bohçamızda. Her dilek bir duadır aslında. Gereksiz bilgiden, faydasız ilimden, şeytanın şerrinden Allah’a sığınmalı her yürek...
            Elif yavaş
 
 
ŞİİR
 
 Unuttum mu sanıyorsun?
 
Sen hep gizli saklımdasın
Unuttum mu sanıyorsun?
Gece gündüz aklımdasın
Unuttum mu sanıyorsun?
 
Saçına taç takışını
Kâkülü yan yıkışını
Ahi Evran yokuşunu
Unuttum mu sanıyorsun?
 
Bu canımı sıkmadın ki
Sevdamızdan bıkmadın ki
Hiç aklımdan çıkmadın ki
Unuttum mu sanıyorsun?
 
Bu Nöbetçi Şair bir gün
Hiç gitmedi derdi sürgün
Aklımdasın inan her gün
Unuttum mu sanıyorsun?
  Nöbetçi şair-Şahin Ertürk
 
 
 
PRATİK BİLGİLER
 
BİBER SALÇASI: Hasat edilmeden önce renkleri iyice kızarmış, tam olgunluktaki etli biberlerden yapılmalıdır. (4-5 kg biberden 1 kg salça elde edilir.)
YAPILIŞI: Biberler yıkandıktan ve yeşil sap ve tohum kısımları çıkarıldıktan sonra, buharla yumuşayıncaya kadar haşlanır. Yumuşatılan biberler, sık delikli bir kevgirden geçirilerek kabukları ve kalan tohumları et kısmından ayrılır. Elde edilen biber ezmesi geniş tepsiler içinde güneşe konur, suyu buharlaştırılmak suretiyle koyulaştırılır. Güneş bulmak mümkün değilse, ocakta kısık ateşte karıştırılmak suretiyle suyu buharlaştırılabilir. Kavanozlara kaldırılmadan önce bolca tuzlanır. Her kavanozun üzerinde biraz sıvı yağ gezdirmekle salçanın küflenmesi önlenmiş olur.
Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp