Top
Yetenekli Kalemler

Yetenekli Kalemler

yeteneklikalemler@tg.com.tr

08/11/2019

Biz bunun neresindeyiz?

İnsan, hayatı boyunca birçok zorluklara göğüs gerer, mücadele eder. Bazen de bir haksızlığın, adaletsizliğin pençesinde buluverir kendini. Sonra çırpınır durur serçe misali, çırpındıkça yüreği yorulur. Öyle bir hâldir ki adaletsizlik insanın kalbini kanatır, ruhunu daraltır. İnsan insandan göçer...
Oysa bizim adaletli olmamız gerekmez mi? Ama maalesef bugün bir adliyenin kapısının önüne gidip otursanız akşama kadar giren çıkanın haddi hesabı yoktur görürsünüz.
Adliyeye giren çıkan her üç kişiden bir tanesi ya haksızlığa uğramıştır ya da hak gasbetmiştir. Kimi idari mahkemede, kimi ceza mahkemesinde, kimi iş mahkemesinde ya da çeşitli mahkemelerde bir sürü dosyalar vardır.
En yakın mahkeme tarihi aylar sonradır. Burada şuna değinmek istiyorum; Müslüman bir ülkede bu kadar haksızlık neden? Biz bunun neresindeyiz?
Şöyle misal verelim, ülkemizde erkeklerin büyük bir kısmı cuma namazına gider. Ve bilirler ki camide hoca hutbenin sonunda şöyle seslenir;
"Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği ve akrabaya bakmayı emreder, hayâsızlığı fenalığı, kötülüğü ve azgınlığı da yasaklar. Düşünüp tutasınız diye Allah size öğüt veriyor."
Evet, bu âyet-i kerimede Allahü teala 'adaleti'  emrediyor. Bu emir, bir çavuştan, bir şeften, bir ustabaşından, bir müdürden-patrondan ya da bir başkandan gelmiyor. Bu emir, bizi yoktan var eden, bizi yaratan Yüce Allah'ın emri! Bu emre uymak zorundayız. Her cuma namazında hatırlatılan bu emrin, itaatsizliğinin cezası da çetindir elbet. Rabbim bizi azabından korusun. Kalan nefesimizde inşallah, Nalh Suresinin 90. âyetini her duyduğumuzda bu âyetin ağırlığında tüylerimiz ürpermeli vesselam...
        Salim Karaman/Konya
 
 
ŞİİR
 
   Türkiye gazetesi
 
Doğruları hep sen söylersin
Korku nedir sen hiç bilmezsin
Vatan sevgisi dolu için
Sen Türkiye gazetesisin
 
Zorlukların hep yanındasın
Sıcak soğuk hiç aramazsın
Sen memleketin sevdasısın
Sen Türkiye gazetesisin
 
Acılara hep ortak olursun
Yoksulun daim umudusun
Sen bu ülkenin huzurusun
Sen Türkiye gazetesisin
 
        Muzaffer Özdemir
 
 
UNUTULMAZ KELİMELER
 
MÜKELLEF: 1-Bir şeyi yapmaya ve yerine getirmeye mecbur akıllı ve bâliğ kişi. 2- İslâm dininin emirlerinden sorumlu olan kimse. 3- Vergi kânunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden (düşen) kişi. Günümüzde bu kimselere "yükümlü" de denilmektedir.
Mükellef gerçek kişi veya kurum olabilir. Vergi mükellefiyetinin başlangıcı, medenî haklardan istifade ehliyetine bağlıdır. İstifade ehliyetine sâhip küçük ve mahcurların vergi ile ilgili yükümlülükleri veli veya vasileri aracılığı ile yerine getirir. Vergi mükellefi olan kurumlarda, mükellefiyeti kurumun kanuni temsilcileri ifa ederler, yerine getirirler. Vergi kânunları yönünden mükellef kişiler, bu mükellefiyetlerini özel anlaşmalarla başkalarına devredemezler.
İslâm dininde mükellef; Allahü teâlânın emir ve yasaklarından sorumlu olan, akıl baliğ olan yâni çocukluktan erginlik çağına ulaşan, faydalı ve zararlı olanı birbirinden ayırabilen Müslüman demektir. Bu durum kızlarda 9 ilâ 12 yaşlarında, erkeklerde 12 ilâ 15 yaşlarında başlar.
Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp