Top
Ünal Bolat

Ünal Bolat

unal.bolat@tg.com.tr

27/05/2020

Onun gibi olduğunu öğrendi

“Evliyanın hayat hikâyesinde; Bişri Hafi hazretlerinin kâğıda gösterdiği hürmeti okudum...”
 
 
Bir kış günüydü, yarıyıl tatiliydi. Camiye gidip Kur’ân-ı kerim öğrenmemizi ailemiz çok istiyordu. O yıllarda doğalgaz veya kalorifer pek bulunmuyordu. Cami Kur'ân kursunun sobası, bazen rüzgâr lodos esince baca çekmez ve dumanı olduğu gibi içeri verirdi... Ortalığı duman kapladığında hoca çocukları dışarı çıkarır dumandan etkilenmemizi önlerdi. Aksine böyle havalarda havalar da oldukça soğuk olurdu. Çocuklar olarak hepimiz üşürdük.
O zamanlar çocuk aklımla düşünürdüm. Köyde onca boş ev vardı. Neden bir odaya onca çocuk dolduruluyordu. Her birimize bir hoca düşmeyeceğini o zaman akıl edemiyordum demek ki…
Aklının ermediği çok şey olsa da kursa gitmeyi çok seviyordum.
Dolayısıyla hava soğukmuş umurumda değildi… Çünkü Kur'ân kursunda birçok dua öğrendim. Abdest almayı öğrendim. Namaz kılmayı öğrendim.
Bir gün hoca "Size Allahü teâlânın ismini yazayım kıble duvarına asalım" dedi.
Talebelerden kâğıt kalem istedi... Küçük kız olarak hemen defterimi ve kalemimi hızlıca hocaya uzattım. Bir yandan da heyecanla hocanın ne yazacağına bakıyordum. Kalbim pır pır atıyordu...
Hoca öyle güzel yazıyordu ki sanki deftere değil onun kalbime çiziyordu. Lafzatullahın harflerini…
Allahü teâlânın ismini yazdıktan sonra onu bir kalp içine aldı ve “insanın kalbinde Allah’ın 'celle celalühu' ismi yazar” dedi.
Çok sevinmiştim. Eve gelince defterimi aldım ve Allahü teâlânın ismini yazdım, resim gibi özendiğim için aynı hocanın yazdığı gibi olmuştu. Sonra anneme seslendim: "Bak anne bu Allahü teâlânın ismi. Hoca kursta yazdı, ben de evde yazdım..."
Annem "Maşallah kızım ne güzel yazmışsın" dedi.
Aklıma bir soru geldi: “Ben bu ismi nereye koymalıyım? Onu yükseğe asayım herkes okusun görsün!”
Köy evimizin duvarındaki halının üstüne duvar çivisine kâğıdı öptüm ve astım. Ertesi gün kursta arkadaşlarıma da Allahü teâlânın ismini yazdım ve verdim.
Yıllar sonra evliyaların hayat hikâyesinde; Bişri Hafi hazretlerinin de yerde yazılı kâğıdı hürmeten aldığını okudum…
Bişri Hafi de bir gün, sarhoş bir hâlde giderken, üstünde Besmele yazılı bir kâğıt görmüştü. Bu hâle gönlü razı olmayıp yerden almış ve öpüp çamurlarını silmiş; temizledikten sonra, güzel kokular sürüp evinin duvarına asmıştı...
Bu olayı hiç unutamam, arkadaşlarıma çevreme o kadar çok Allahü teâlânın ismini yazdım ki hatırlamıyorum...
         İsimi mahfuz
 
Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp

Yazarın Diğer Yazıları