Top
Ünal Bolat

Ünal Bolat

unal.bolat@tg.com.tr

15/03/2019

Benim için milat oldu

Dışarı çıkarken şunu söyledi: “Abi yalan konuşulan yerden bir daha yemek yeme!”
 
Cağaloğlu’nda yaklaşık yirmi sene önce İhlas Vakfı çatısı altında tanıştığımız Mustafa Kuzu Ağabey'le ilgili iki hatıramı paylaşmak istemiştim. Dün benim turşu dükkânıma ziyarete geldiği günü anlatıyordum. Demiştim ki: “Abi önce karnımızı doyuralım turşuyu sonra yeriz.”
Böylece alıp götürdüğüm bir "Antep Sofrası"nda yaşadığımız hatırayı anlatmaya devam ediyorum...
Garsondan kuzu şiş istemişti ama garson dana şiş getirmişti. Durumu öğrenemeyince patronu çağırmış ve sormuştuk. Adam boyun büküp demez mi?
“Ya kusura bakmayın kuzu pek bulunmuyordu, onun için dana gönderdik.”
Rahmetli Mustafa Abi dedi ki:
“Ya kuzunun kilosu ne kadar dananın kilosu ne kadar?” Para önemli değil alışverişte yanlış yapmamak çok önemli.
Yani bak şimdi? Sen bu yemek için bizden kuzu parası mı yoksa dana parası mı alacaksın?”
Adam sustu. Mustafa Abi devam etti.
“Kuzu parası alacaksın. Ama bu kul hakkı olmayacak mı? Olacak…”
-Haklısınız efendim.
“Bu haktır, bunu böyle yapmayın” dedi ve ekledi: “Kuzu yoksa dana var diye bize söylemeniz gerekir."
Tabii bu duruma ben üzüldüm. Diğer misafirlerim de şaşırdı. Dışarı çıkarken şunu söyledi:
“Abi yalan konuşulan yerden bir daha yemek yeme!”
Benim için bir milat olmuştur. Daha sonra ne zaman karşılaşsak gülerek “kuzu diye bize danayı yedirdin” derdi. En son rahatsızlığından önce gene Mustafa Kuzu Ağabey ile bir yemekte buluşalım niyetiyle vedalaşmıştık ama nasip olmadı.
Bir de bir ara, bir yerlerden müşterilerimize kitap hediye ettiğimizi duymuş. Bir gün beni arayıp dedi ki:
“Ya böyle böyle bir hizmetin varmış, duydum çok sevindim. Bir koli İslam Ahlakı, bir koli de Namaz kitabı gönderiyorum, bunları benim adıma dağıtıver...”
Ben de “hay hay abi ne demek, şeref duyarım” dedim.
“Bu işe vesile olduğun için Allahü teâlâ senden de ailenden de razı olsun” dedi.
Allahü teâlâ rahmet eylesin. Geride kalan yakınlarına ve ailesine sabırlar diliyorum.
Bu iki hatırayı da hassasiyeti ve din gayreti açısından paylaşmak istedim.
Güzel insanlar güzel atlara binip gittiler... Abiler, büyükler bir bir gidiyor. Bizlerse her gidenin ardından biraz daha garip kalıyoruz.
İnşallah ahirette görüşmek ümidiyle Fîemanillah...
            Taha Ufuk Acar-İstanbul
Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp