Top
Süleyman Özışık

Süleyman Özışık

suleyman.ozisik@tg.com.tr

14/08/2019

Akşener ağzındaki baklayı çıkardı!

Mesela konuşmasının bir yerinde, yerel seçimlerde sıfır çektiği için ve seçilmiş bir belediye başkanına sahip olamadığı için, CHP'li belediye başkanlarına övgüler düzmüş.
"Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Zeydan Karalar, Muhittin Böcek başarılı olmak zorundalar" diyerek İYİ Parti'nin geleceğinin CHP'li bu belediye başkanlarının elinde olduğunu bir nevi itiraf etmiş.
Hemen akabinde ise CHP ile ölümüne bir ittifak yapmadıklarını, gerekirse yolları ayırabileceklerini ama birlikte yol yürümeye kararlı olduklarını belirtmiş.
Konuşmasının bir başka yerinde, erken seçim istemediğini dile getirmiş ama Erdoğan'ın ülkeyi erken seçime götürebileceğini bir korku psikolojisiyle dile getirmiş.
Anlayacağınız baştan sona tutarsız, dengesiz açıklamalar.
Söyleşide dikkatimi çeken iki önemli nokta oldu. Bunlardan birincisi Erdoğan ve AK Parti ile ilgili sözleri:
“Kendini, baba gibi gördüğü için hizmetlerinin kıymetini bilmeyen herkesi nankör diye değerlendiriyor. Ama Erdoğan’a nankörlük içeriden yapıldı. Asıl içeriden nankörlük yapanlara ne diyecek?” diye soruyor Meral Akşener.
Bunu söyleyerek, yaklaşan kongre öncesi Erdoğan'ın "Bana ihanet edildi" düşüncesiyle hareket etmesini, partideki bazı isimleri hoyratça harcamasını ve kenara itilen bu isimlerin Babacan'a veya İYİ Parti'ye yönelmesini hayal ediyor herhâlde...
Dikkatimi çeken ikinci nokta ise Ali Babacan'ın partisiyle ilgili söylediği sözler:
"Muhafazakâr seçmene Ali Babacan'la ulaşırız" diyor ve ekliyor:
"Muhafazakâr dindarlara ulaşmakta sıkıntı yaşıyoruz.. Çünkü Erdoğan dindar seçmenle aramıza kalın bir duvar koydu. Babacan ve Davutoğlu’nun partisi bu açıdan muhafazakâr dindar seçmene çabuk ulaşmayı kolaylaştıracak yapılar olacak. Çünkü seçmen, onlarla arasına bizim gibi duvar öremez. Babacan ötekine rahat ulaşılabilmeyi kolaylaştırır ki bu bizim için çok önemli."
Bana göre söyleşinin can alıcı kısmı burası...
Bilindiği üzere kamuoyu uzun zamandır Ali Babacan isminin siyasette nasıl bir başarı sağlayacağını ve kimlerle hareket edeceğini merak ediyordu.
Dikkat ederseniz Meral Hanım, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'ndan ‘çantada keklik’ gibi bahsediyor. "Onlar bize dindar kesimin oylarını getirecek" derken, bu iki parti temsilcilerinin Millet İttifakı ile hareket edeceklerinden emin gibi konuşuyor.
Onların büyük başarı sağlayacağından, iktidara oynayacağından falan korkmuyor. Altını çize çize, "Onlar AK Parti'yi bölme konusunda çok başarılı oldu. Şimdi de bugüne kadar AK Parti'ye oy vermiş dindar kesimlerin oylarını bize getirecekler" diyor. 
Yani yıllardır dile getirdiğimiz iddiaları harfi harfine doğruluyor Meral Akşener.
Bakmayın siz Meral Akşener'in Ali Babacan demesine. Ali Babacan, kendisine verilen rolü oynamakla görevlendirilmiş biri. Bu rolün dışına çıkması da mümkün değil.
Ona bu görevi veren ise AK Parti'yi bölme ve CHP'yi iktidara getirme projesinin gerçek mimarı Abdullah Gül'den başkası değil. Zaten dikkat ederseniz ille de Ali Babacan diyorlar.
Çünkü Ahmet Davutoğlu onlar için çok da önemli değil.
Çünkü Davutoğlu'nun AK Parti'de karşılığı olmayacağını, partisinin yapılacak bir seçimde yüzde 2 veya yüzde 3 oy alacağını iyi biliyorlar.
Bu başarısız sonucun ardından partisini Ali Babacan'ın ettirip, Ahmet Davutoğlu'nu buruşuk mendil gibi kenara atacaklar.
Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp