Top
Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil

yozdil@hurriyet.com.tr

13/09/2019

“Şeref” kavramı kitap okumakla öğreniliyorsa, Uğur Dündar’ın 50 yıllık meslek hayatını okuyun!

İlkelerin olacak / seni satın alamayacaklar / aptalların uydurduğu atasözlerine inanmayacaksın / “paranın satın alamayacağı şey yoktur, herkesin bir fiyatı vardır” gibi sözlere kanmayacaksın / onurunla, kimliğinle ve beyninle, akıllı yaşayacaksın / üreteceksin, seveceksin, sevileceksin, inançlarının arkasında duracaksın / sevgilerin karşılıksız, yardımların gizli olacak / seni attan, ottan ayıran özelliğin farkına varacaksın / çünkü sen insansın / ve bunu yakalayabildiğin gün, bembeyaz yaşayacaksın…

Hayatındaki en eski ve en yakın arkadaşı, büyük usta Müjdat Gezen'in kendisine ithaf ettiği şiir bu.

Susurluk dönemiydi.
Hakkında “ölüm emri” verdiler.
Suikastçisi bizzat bize anlattı.
Emri veren bir siyasetçiydi.

Divan-ı harp'le tehdit edildi.
Tehdit eden genelkurmay başkanıydı.

Arazi rantı konusunda siyasetçi-işadamı-mafya üçgeninin ayağına basıyordu, tetikçi tuttular, adres ve tarih bile belliydi, okul arkadaşı Kemal Sunal'ın cenaze törenine giderken vuracaklardı, teyit edilmiş ihbar vardı, bile bile cenaze törenine gitti, tetikçi suçüstü yakalandı.

Sahte gizli tanık'la Ergenekon kumpasına dahil etmeye çalıştılar, bizzat şahidim.

15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı, infaz listesindeydi, öldürülecekti.

Çetelesini tutmadım ama, binbir çeşit iftirayla yargılandı, toplam yüzden fazla yıl hapsi istendi, milyonlarca lira tazminat istendi.

Hükümet talimatıyla ambargolar uygulandı, çalışması yasaklandı.

Bunca tehdit, bunca tehlikeye rağmen, mesleğine dair bir kez olsun “pişmanlık” hissettiğini görmedim.
Namlunun ucunda yarım asır geçirmesine rağmen, bir kez olsun “keşke başımı derde sokan şu haberi yapmasaydım, keşke görmezden gelseydim” dediğini duymadım.
Bunca başına gelenlere rağmen, kendisine kin güdenlere dahi, bir kez olsun kırgın olduğunu görmedim.

Ama bugün…
Hayatında ilk kez “üzgün” olduğundan adım gibi eminim.

Çünkü…
Varlığıyla onur duyduğumuz değerli ağabeyim Uğur Dündar, beş yıl önce kaleme aldığı bir köşe yazısında “kişilik haklarına hakaret” ettiği gerekçesiyle 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Bu ceza karşılığında, beş ay boyunca haftada iki saat “şerefe karşı suçlar” konulu kitap okumasına karar verildi.

Uğur ağabeye değerler sıralaması yap desek, bir numaraya “insan onuru”nu koyar.
Şeref, haysiyet, onur, erdem, hem özel hayatında, hem 50 yıllık meslek hayatında en değer verdiği kavramlardır.

En ölümcül düşmanlıklarda, en çirkef saldırılarda, en pespaye iftiralarda bile, bir kez olsun kontrolünü kaybettiğini, bir kez olsun terbiyesini bozduğunu, bir kez olsun hakaretamiz konuştuğunu, bir kez de olsun kişinin şerefine haysiyetine onuruna dokunacak kelimeler kullandığını görmedim.
Hayatını su gibi berrak şekilde hepimizin gözü önünde yaşıyor, sıkı sıkıya bağlı olduğu bu ilkelerine aykırı davrandığı gören var mı?

Uğur Dündar'a “şeref”le ilgili kitap okuma cezası vermek, ilk bakışta hapis cezasının hafifletilmesi gibi görünüyor ama, aslında… Özenle ölçülmüş biçilmiş, hesaplanmış, Uğur Dündar'ı en yaralayıcı karardır.

50 yıldır en yapmadığı şeyi, yapılmasına en tahammül etmediği şeyi yapmakla suçlanmak… Ölümle ve hapisle korkutulamayan Uğur Dündar'ı canevinden vurmaktır.

Uğur Dündar'a verilmeye çalışılan bu tasarlanmış ceza, Uğur Dündar'ın şahsında, mesleğini namusuyla yapan, hukuka ve etik değerlere bağlı tüm gazetecilere verilmiş cezadır.

Reddediyoruz.

Hatta tam tersine…
Sevinç çığlıkları atarak, manşetlerinden havayi fişekler patlatarak, akıllarınca Uğur Dündar'ı müebbet üzüntüye mahkum etmeye çalışan badem zihniyetini, Uğur Dündar ilkelerine mahkum ediyoruz!

İlkelerin olacak / seni satın alamayacaklar / aptalların uydurduğu atasözlerine inanmayacaksın / “paranın satın alamayacağı şey yoktur, herkesin bir fiyatı vardır” gibi sözlere kanmayacaksın / onurunla, kimliğinle ve beyninle, akıllı yaşayacaksın / üreteceksin, seveceksin, sevileceksin, inançlarının arkasında duracaksın / sevgilerin karşılıksız, yardımların gizli olacak / seni attan, ottan ayıran özelliğin farkına varacaksın / çünkü sen insansın / ve bunu yakalayabildiğin gün, bembeyaz yaşayacaksın…

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp