Top
Yekta Güngör Özden

Yekta Güngör Özden

yektagozden@sozcum.com

13/07/2020

Yaşam kaynağımız kadınlar

Basınımızın duyurduğu haberler arasında üzüntü verenlerden biri de kadınlarımıza yönelik giderek artan ve çözümü için yararlı bir adım atılmayan saldırılardır. Gün geçmiyor ki kadınlara saldırıya ilişkin bir olay basında yer almasın. Annesine, eşine, kız çocuğuna ve öbür kadın yakınlarına karşı insanı utandıran, üzen ve düşündüren bir saldırı duyulmasın, okunmasın. Toplumsal bozulmanın, çözülmenin en yoğun olduğu alan kadınlarımıza yönelik davranışlardaki çirkinlik, kötülük ve ilkelliktir. Evlenirken peşlerinden koşulan, anne iken elleri öpülen, görev üstü ve meslektaşı iken olumlu davranılan kadınlarımıza yaklaşımdaki bozukluklar utandırıcı olmaktan da öte tam bir terbiye dışı düşüklüktür.

Başta babaannemiz, anneannemiz, annemiz, eşimiz, teyzemiz, halamız, kızımız olmak üzere kadın aile bireylerimiz saygı, sevgi ve güven yumağıyla bağrımıza bastığımız değerlerimizdir. Aile bağlarının gücü değerinden, değeri de gücünden gelmektedir. Basınımızda yer alan çirkinlikler “ahlâksızlık ve soysuzluk” olarak eleştirilen insanlık düşüklükleridir.

Bir kez daha değinmiştik. Aile yakınlarına karşı suçların ağırlığı yetersiz kaldığından, suçlarda bir azalma görülmemektedir. Kız çocuklarına, kadınlara karşı öyle çirkin, öyle insanlık dışı davranışlar duyuluyor, okunuyor ki utanç ağırlığı başları ön eğdiriyor. Yetkili kurum, kurul ve kişilerin önemli ve öncelikle düşünmesi gereken çözümlerde geç kalınmakta, her gün dövülen, yaralanan, öldürülen kadınlara ilişkin rakamlar artarak sürmektedir. Bu durum hepimizi küçük düşürmektedir. Yasa koyucunun bir an önce çözüm arayıp saptaması gereken özelliği tartışılamaz.

Bizi dünyaya getiren, sütüyle ve yorgunluk bilmeyen çalışmalarıyla besleyip büyüten annelerimize karşı ödevlerimizi özenle yerine getirmemiz gerekirken zulüm sayılacak vahşice davranışlarla, yadsıma ve değerbilmezlik ötesi tutumlarla, “Sırtından sopayı eksik etmeyin” türü insanlık dışı sözlere geçerlik tanırcasına davranmak, hiçbir uygarlık anlayışıyla bağdaşmayan bayağılık ve düşüklüktür.

ATATÜRK'ümüzün kadınlara ilişkin güzel sözleri hepimize, her zaman ışık tutmalı. O'nun soylu ve ilerici anlayışıyla beslediğimiz duygu ve düşüncelerle kadınlarımıza sevgi ve saygıda kusura düşmemeliyiz. Kadınlarımızın benzersiz değerlerini, kutsal görevleriyle yaşamımıza katkılarını asla unutmamalıyız.

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp