Top
Ümit Zileli

Ümit Zileli

ümit zileli@korkusuz.com.tr

23/09/2022

Tanrım beni bu yaratıklardan uzak tut!

Dinin en ayırt edici temel özelliği nedir?..

Namaz kılmak mı?.. Zekat vermek mi?.. Hacca gitmek mi?.. Kelime-i Şehadet getirmek mi?..

Oruç tutmak mı?.. Hayır, bunlar zaten niçin ve nasıl yapılması gerektiği ayrıntılı şekilde anlatılan ameller… Bazılarını yapmak için istenen özellikler bile yazılmış…

Yalnızca İslam dininin değil, var olan diğer dinlerin de bence tek özelliği çok açık ve net olarak iyiliği, kul hakkı yememeyi ve fesatlıktan, dedikodudan uzak durmayı öğütler. Diğer bir deyişle en temel özellik tektir:

– Vicdan!..

Eğer vicdanın yoksa ne ibadetin bir işe yarar, ne hacılığın ne de hocalığın!.. Her şey yalan, her şey gösteriş, her şey sahtedir!..

Hiç unutmadığım, içimi acıtan bir örnektir; 21 yaşında, yıllarca kanserle mücadele eden, bir bacağını kaybeden ama iyimserliği ile milyonlarca insanın kalbini kazanan, ne yazık ki dördüncü kez nükseden kanser karşısında tutunamayıp yaşamını yitiren Neslican Tay için deyim yerindeyse Türkiye gözyaşlarına boğulmuştu…

Veda mesajı yüreklere kor olmuştu…

Başsağlığı dileyen yüzbinlerde mesajın arasında “AkFeraset” kullanıcı adlı, “Nesl-i Han” isimli Twitter hesabından insanın içini kaldıracak rezillikteki şu mesaj yayınlandı:

– Neslican Tay ölmüş. Herkes cennete kavuştu diyor. Orasını Allah bilir. Yalnız bu çıplaklıkla biraz zor…

Bu haysiyet yoksunu, vicdansız mesajın altına da Neslican’ın Fenerbahçe forması ve şortla çekilmiş bir fotoğrafıyla yine dizlerinin üzerinde bir etek ve montla çekilmiş fotoğrafı iliştirilmişti. Sonradan adı sanı, ne mal olduğu ortaya çıkan kadının “çıplaklık” dediği şey buydu!..

– İnsanlığımdan utandım; “Tanrım, beni bu vicdansızlarla aynı dinden sayma” dedim!

Şeytanın hakiki müritleri!..

Zaman aktı, yıllar geçti..

Yobaz takımının iftiralar, yalanlar, insanları acımasızca her şekliyle tacizlerinde hiçbir şey değişmedi, ne yazık ki…

Kerameti kendinden menkul, “sosyal medya fenomeni” sıfatına haiz Kenan hoca isimli bir “tik tok” kullanıcısı herif mesela daha geçen gün şu nefret vidosunu paylaştı:

Sokaklarda şortlu erkeklerden geçemiyoruz ya! Yahu ne hale geldik. Siz Osmanlı’nın torunusunuz. Ama Allah size diyor ki göbek altı ve diz kapağınızı örtmeden sokağa çıkamazsınız. Erkeğe söylüyor bunu kadına demiyorum. Kadın zaten hep beter. Kadının her yeri mahremdir. Ama bugün erkeklere diyor ki; diz kapağının altı ve göbeğini örtmeden dışarıya çıkamazsın. Neden? Haramdır. Hocam, “Açılmak kadına haram değil mi?”. Hayır, erkeğe de haram. Giyinemezsin, böyle çıkamazsın sokağa. Peki nasıl olacak bu işler? Sokaklarda gençler, yaşlılar, koca koca adamlar şortlarla sokaklarda dolaşıyorlar. Ya arkadaşlar azıcık ar..

Bu açıklamanın “ar” bölümüne katıldım; böylesine ar yoksunu bir açıklamayı azıcıkta olsa ar sahibi bir kişinin yapabilmesi olanaksızdı!

Aynı zaman dilimi içinde, İsmailağa Cemaati’nden bir hoca Youtube yayınında bir izleyiciden gelen “Bir kişinin yengesi ve kuzeniyle aynı sofrada oturmasının hükmü nedir” sorusuna bakın nasıl yanıt verdi:

Yenge kişiye namahrem olan biridir, kuzen de aynı konumda olduğu için bunlarla aynı ortamda olma noktasında ciddi anlamda hassasiyet gösterilmelidir. İhtiyacın dışında aynı ortamda bulunmaları caiz olmaz. Nerde kaldı ki yemek noktasında aynı sofrada bulunmak. Haremlik selamlık vardır erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla yemek yer.

Bu sözler için kadın, erkek insanlar karşısında ben “Hoca” adına utanç duydum!

Ahlaktan yoksun bir sözde imam!

Yukarıda okuduğunuz örnekler, çok değil bir, iki yıl önce yaşanan vahim bir olayı aklıma getirdi..

Muğla’nın Seydikemer İlçesi’nde imam sıfatıyla görev yapan Haşim Öztürk isimli herif-i naşerif, sosyal medya hesabından şöyle bir paylaşımda bulunmuştu:

– Şeytana sormuşlar, Türkiye’ye niye uğramıyorsun? En son uğradığımda CHP’liler ezana yuh çekip, ıslık çalıyorlardı. CHP varken benim Türkiye’ye uğramama gerek yok demiş…

Düşünebiliyor musunuz, bu vicdandan, insanlıktan nasibini almamış yaratık, bir de camiye ibadete gelenlere vaaz veriyor, sapkınlığın, ayrımcılığın en haysiyetsiz örneklerini cami cemaatine de anlatıyordu demek ki!..

Böylesine bir ahlak yoksununun anlattığı “dinden” ne fayda gelirdi acaba?.. O zaman da midem bulanmış ve şöyle demiştim:

Tanrım, beni bu tür yaratıklardan uzak tut!..

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp