Top
Murat Muratoğlu

Murat Muratoğlu

sozcumuratoglu@gmail.com

03/12/2019

Büyümüş de küçülmüş!

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye ekonomisi yılın 3'üncü çeyreğinde yüzde 0.9 büyüdü… Su içsek yarıyor demek ki!

Sahi büyümenin anlamı neydi? “Yüzde 1.8 büyüdük” deselerdi, bizim için ne fark edecekti? Kalem oynatarak bile Türkiye bu kadarcık büyümüşse anlayın durumun vahametini…

★★★

Türkiye'nin nüfus artış oranı yaklaşık yüzde 1.5 seviyesinde… Bu oran gelen Suriyeliler, Afganlar, Afrikalılar ve bilumum kavimler göçü mensuplarıyla beraber yüzde 2'ye ulaşır.

Bunun anlamı ekonomiyi yönetmesen, oturduğun yerden kalkmasan ülke yüzde 2 büyür kendi kendine!

★★★

Büyüme aslen üretim artışı demektir. Kanal İstanbul'u yapacaklar. Nasıl? Kazacaklar. İsterlerse kazıyı yarıda bıraksınlar. Kazıyı yaptıkları kadar fiziksel üretim büyümüş olur. Faydasız da olsa ülke yine büyür.

Türkiye, Barış Pınarı operasyonu nedeniyle daha da hızlı büyüyecek gelecek çeyrekte… Ekonomiye faydası ne? Yok! Olmadığı gibi zararı da var. Lakin büyüme yaratmanın anlamı para harcamak…

★★★

Sanayi üretim büyümesi ise kısmen farklı dinamiklerle çalışır. Mal üretip rafa koyarsın. Satılması için insanların cebindeki paranın yeterli olmasını umarsın.

Malların bir kısmı satılmazsa, üretim kısılır. Yeni yatırım yapmaktan kaçınılır. Fiyatlar sabit bırakılır ya da azaltılır. Her durumda büyüme yavaşlar. Normal şartlarda bunlar yaşanır.

★★★

Açıklanan büyümenin asıl kaynağı kamu harcamalarının pompalanması… Peki, devletin geliri mi arttı? Hayır!

Ülke büyümüyorsa gelirler daralır, gelirler daralıyorsa toplanan vergiler azalır. Demek ki borçlandı… Harcadıkça harcadı! Sahi devlet kimin adına borçlandı?

Yatırımların durduğu, vatandaş tüketiminin solduğu bir ekonomi, kamu harcamaları nereye kadar gidebilir? Zira vatandaşın geliri artmadığına göre hangi parayı harcayacak?

★★★

Hükümet bir yanda mali ve parasal istikrar söylemleriyle ortaya çıkıyor, diğer yandan bankalara aba altından sopa gösterme politikasıyla ekonomiyi canlandırmaya çalışıyor.

İsterlerse kredi alsınlar, alıp verip ekonomiye can katsınlar. Peki, sonrasında nasıl ödenecek borçlar? Orası ile pek ilgilenmiyorlar. İnsanlar harcasın da nasıl diye sorma!

★★★

Her hafta bankalar aranıp ne kadar kredi verdikleri soruluyor. Özel bankalar sorunlu kredilerini toplamadan daha fazla kredi vermek istemiyor.

Ancak zorlama öyle bir hale geldi ki, iddialara göre İtalyan UniCredit bu sebeple Yapı Kredi'deki hisselerini devretme kararı aldı.

★★★

Olsun! Devlet-i Aliyye var olsun! Maşallah, giderlerini hiç kısmıyor. Belli ki ülkeyi büyütmeye uğraşıyor. İsraf, saltanat, yolsuzluk deyip geçme… Al sana harcamayla büyüme!

Hani Dicle kenarında kurt tarafından yenilen kuzunun hesabı kendilerinden sorulacaktı? Kurt kuzuyu önce kaçırdı sonra ırzına geçti nihayetinde de yedi… Yedi ama bak büyüdü ekonomi!

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp