Top
17/08/2019

İşsizlik faciası

Sevgili okurlarım, Türkiye'de üzerinde hiç durulmayan, hatta Saray yönetimi ve iktidar partisi tarafından sürekli gözden kaçırılmak istenen çok acı bir gerçek var.
İşsizlik faciası.
Evet, Saray-iktidar ikilisinin üzerinde hiç durmak istemediği, gündeme getirmekten ısrarla kaçındığı en önemli sorunlardan biri.
Bu konuda sorulan sorulara asla yanıt veremezler…
Nereye gitsem, kimi görsem aynı ricalarla karşılaşıyorum:
– Abi benim oğlan üniversite bitirdi ama işsiz. Şuna bir iş bulabilsek…
– Kızım evli, iki çocuk anası. Sizin eliniz kolunuz uzundur, sözünüz geçer. Ne olur belediyede falan yardımcı olun.
– Emekliyim, şu halimle elalemin taksisinde günde 12 saat şoförlük yapıyorum. Bir büyüklük yapsanız da…

★★★

Bu işsizlik olayı hem ülkemizin, hem de milyonlarca insanımızın bir numaralı baş belası oldu.
Önceki gün TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından açıklanan son rakamlar korkunç.
Rakamlar yine alarm veriyor:
İşsiz sayısı bir yılda bir milyon 102 bin kişi daha arttı.
Resmi işsiz sayısı dört milyon 527 bin kişi.
Geniş tanımlı işsiz sayısı altı milyon 890 bin kişi.
Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 23.
Son bir yıl içerisinde 869 bin kişi işinden oldu.

★★★

Orada, Saray'da yaşayan bir Cumhurbaşkanı var.
Saray'a bağlı, binlerce kişiden oluşan kamu görevlileri var.
Hükümet var, bakanlar var.
Siz onlardan herhangi birinin bu ciddi soruna değindiğini, çözüm önerilerini masaya yatırdığını hiç duydunuz mu?
Elbette ki duymadınız.
Gençler, yaşlılar, kadın erkek herkes, üniversite bitiren gençler dahil iş ararken Saray yönetimi sessiz!
Ama söyleyin, şu acı tabloyu görmezden gelmek, üzerini çizmek, ne zamana kadar mümkün olacak?

★★★

İşin ilginç yanı, bizim insanlarımız böyle aç sefil ortalıkta dolanırken, bir sürü ülkeden gelip Türkiye'yi dolduran milyonlarca yabancı uyruklu tıkır tıkır, iyi kötü iş buluyor.
Suriye, Irak, Afganistan, İran, Azerbaycan, Orta Asya'daki sözüm ona Türk Cumhuriyetleri, Afrikalılar falan filan…
İş piyasasını onlar ele geçirdi.
Geçenlerde ünlü bir AKP'li iş adamına bunu ayak üstü sormuştum, verdiği yanıt akılları durduracak gibiydi:
“Beyefendi bizimkiler iş beğenmiyor da ondan… Hepsinin hayalinde bir an önce çok yüksek ücret alıp köşeyi dönmek var. Asgari ücret artı sigorta onları tatmin etmiyor. Hele eğer iş biraz beden çalışması gerektiriyorsa, bizimkiler hemen burun kıvırmaya başlıyor.”
İş beğenmeyenleri suçluyordu.

★★★

Ankara'da, bizim Sözcü bürosunun hemen yanında İl Göç İdaresi Müdürlüğü var. Önü ve içerisi sürekli kalabalık. Kuyruklar oluşuyor…
Herhalde bütün illerimizde öyledir, bir gün oradan geçerken bir bakın… İnsanın aklına ister istemez sorular takılıyor:
Bunların ne işi var Türkiye'de, niçin böyle yığılmışlar? Beklentileri nedir?
Üzerlerindeki giysiler hemen hep aynı…
Kadınlar, küçük kızlar dahil hepsi örtülü.
Bazıları peçeli. Sadece gözleri görülüyor.
Bir de, bir şey yedikleri takdirde ağızlarının önünde peçenin bir deliği var, onu her lokmada kaldırıp öyle yiyorlar.
Erkekler arasında şimdi entarili olanlar da türedi!
Kafasında takke, peçeli karısının beş metre önünde yürüyen, entarinin altına don giyip giymediğini bilemediğim tipler!

★★★

Türkiye resmen Arap işgali altında.
Ankara biraz dağınık olduğundan biz burada işgali tam anlamıyla göremiyoruz.
İstanbul'da çıkın Taksim'e, girin İstiklal caddesine ve Beyoğlu taraflarına da, işgalin ne olduğunu orada görün.
Yalova, Sapanca, Karadeniz yaylaları hep öyle…
Bunların bir de para sahibi olanları var. Bunlar ülkelerinden kaçırdıkları paralarla kendilerine kat alıyor, villa alıyor, arazi alıyor ve emlak fiyatlarını acayip yükseltiyor.
Burada Arap işgaline zaten yıllardan beri uğramış olan Kilis, Şanlıurfa, Hatay, Gaziantep, Mersin, Adana gibi illerimizi hiç saymıyorum.
Bizim milyonlarca insanımız işsiz gezerken, iş ararken, madalyonun öbür yüzü işte böyle!
Saray ve ötesinden ses yok!

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp

Yazarın Diğer Yazıları