Top
09/04/2022

Suudiler cinayeti bize yedirdi, egemenlik hakkımızı devrettik

Sevgili okurlarım televizyonu açtığınız anda karşınıza mutlaka çok önemli (!) bazı haberler çıkar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Fransa cumhurbaşkanı ile bir telefon görüşmesi yaptı. İki ülke arasındaki ilişkiler konuşuldu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Macaristan'daki mevkidaşı falanca ile telefonda Ukrayna savaşını görüştü.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar İngiltere'deki mevkidaşı ile görüştü.

Başta yandaşlar olmak üzere bizim kanallar, önlerine gönderilen bu sipariş haberleri okumayı sürdürür.

Ne konuşulmuştur, ne yapılacaktır, ötesi hiçbir zaman gelmez.

Bazen de ‘çok iddialı (!)' haberlere yer verilir.

“Erdoğan yarın Biden ile önemli konuları konuşacak!”

Biz de bu dolduruş haberlerini izlemek zorunda kalırız.

★★★

Bunlar AKP'nin ısmarlama propaganda haberleridir…

Bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım.

Örneğin Beyaz Saray şöyle bir haberi ajanslara ve medyaya servis eder mi?

“Başkan Biden Türkiye cumhurbaşkanı ile telefon görüşmesi yapacak!”

Servis etmez çünkü önemli değildir.

Böyle bir haberi kimse takmaz, dikkate almaz.

★★★

Recep Tayyip iktidarı birkaç gün önce akıllara durgunluk veren bir karar aldırdı.

2018 yılında İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu binasında öldürülen Suudi vatandaşı muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın katillerinin Türkiye'de değil, Suudi Arabistan'da yargılanmasına onay verildi.

Göstermelik davaya artık bu sahtekârlar ülkesinin mahkemesi bakacakmış.

Eğer yerseniz!

Elimde belge yok ama bazı tahminlerim var.

Bizimkiler bu kararı durduk yerde almadı.

Öncesinde mutlaka Suudilerle en üst düzey yazışmalar, telefon görüşmeleri yapıldı.

Suudiler “Davaya biz bakalım” deyip bizimkileri narkozladılar.

Karşılığında petrol, doğalgaz, yeni krediler vesaire vaat ettiler, bizim müteahhitlere yeni işler vermekten dem vurdular…

Ve şöyle dediler:

“Bizde para bol. Bunu yaparsanız kazançlı çıkan siz olursunuz.”

★★★

Olacaklar Türk kamuoyundan ısrarla gizlendi…

Katillerin kimliği belliydi. Bunlar hakkında İstanbul'da Ağır Ceza Mahkemesinde (göstermelim bile olsa) dava açılmıştı.

Davanın savcılı birkaç gün önce durup dururken mahkemeye yazı gönderdi:

“Adalet Bakanlığı onay verirse bu dosyayı Suudi Arabistan'a devredelim!”

Savcının böyle bir kararı tek başına alması elbette mümkün değildi.

Bunu Adalet Bakanlığı istemişti…

Bir savcı bu kararı tek başına veremezdi…

Ve bakanlıktan karar çıktı.

Katillerin dosyası Suudi makamlarına devredildi.

Bize de bu cinayetin üzerine bir bardak su içmek kaldı!

★★★

Sevgili okurlarım, bir devletin kendi ülkesinde bir takım egemenlik hakları vardır.

Bunlardan biri de yargıdır.

Dikkat ediniz, gerekçeli mahkeme kararlarının tümü “Türk Milleti adına karar veren…” diye başlar.

Şimdi biz bu egemenlik hakkımızı kendi ellerimizle iptal edip başka bir ülkeye devretmiş olduk.

Bu durum Türkiye Cumhuriyeti adına koskoca bir utançtır.

Günün birinde sorumlulardan hesap sorulur mu, bilemem.

★★★

Şu rezalete bakın siz… Herifler günün birinde bizim ülkemize uzman katillerden oluşan 18 kişilik katiller ekibi gönderiyor.

Evlilik işlemleri için saati günler öncesinden belirlenen muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'ya verdikleri randevu öncesinde ekipler Başkonsolosluk binasında hazır.

Eritici asitler, kemik kesme biçme aletleri de hazır…

Ve binaya buyur edilen Kaşıkçı içeride öldürülüyor.

Cesedi bulunamıyor.

Ortada bir devlet cinayeti var…

Ve biz egemenlik hakkımızdan vazgeçiyor, bu yetkiyi kendi ellerimizle Suudili katillere armağan ediyoruz!

Hiç kuşkum yok, Suudiler şimdi ellerini ovuşturuyor ve bizi düşürdükleri şu duruma kıçlarıyla gülüyor.

★★★

Oysa bizim Recep Tayyip cinayetten sonra bu konuda neler söylemişti…

“Bu millet enayi değil, hesap sormasını bilir. Biz bunun hesabını da soracağız.”

Sordu, hem de iyi sordu!

Ancak gelin görün ki İstanbul'a özel olarak gönderilen katiller ekibi, bizimkiler ayakta uyurken topluca (özel uçaklarıyla) Suudi Arabistan'a savuştu.

Bizimkinin o günlerde Suudi hırsızlarla arası iyi değildi.

Onlara da posta koyuyor, sert çıkışlar yapıyordu!

Şimdi ise durum biraz farklı.

Türk ekonomisi çöküşe girdi.

Bize para lâzım para! Petrol lâzım, doğalgaz, kredi lâzım.

Üstelik Recep Tayyip kısa süre sonra Suudi Arabistan gezisine çıkacak.

Gezi öncesinde Suudilerden haber geldi…

“Madem isteklerin var, sen önce bizimkilerin dosyasını iptal et, bize devret. Sonrasına bakarız!..”

★★★

Hayır, kimse yanlış anlamasın…

Biz aslında Türkiye'ye kendi vatandaşı olan gazetecinin öldürülmesi emriyle gönderilen 18 özel katilin dosyasını bir yabancı ülkeye devretmekle kalmadık…

İş o kadar basit değil.

Biz egemenlik hakkımızı devrettik.

Yuh olsun, yazıklar olsun.

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp