Top
Erman Toroğlu

Erman Toroğlu

etoroglu@hurriyet.com.tr

21/11/2020

Bizimle oynadılar

'Kral çıplak' demediğimiz müddetçe biz bunları daha çok yaşarız... Rusya maçının oynandığı gün biz A Spor'da 'Takım Oyunu' programı yapıyoruz... Hakem lehimize bir penaltı verdi evlere şenlik. Rakip oyuncu bizim futbolcumuza hiç değmiyor. Hele bir görüntü var, tam kesitten çekim ve çok net gözüküyor... Ama benim 'Takım Oyunu' arkadaşlarımın hiçbiri 'Bu penaltı değil' diyemediler. Döndürdüler de döndürdüler. 'Bir görüntü daha var, ona bakalım' dediler. Dediler de dediler... Öyle bir açı getirdi ki televizyon, pozisyon kabak gibi penaltı değil. Yani biz Rusya'yı o haksız penaltı ile yendik. Neymiş efendim 'Ona penaltı değil dersek insanların sevinçleri kursaklarında kalırmış, yıllar sonra Rusya'yı yenmişiz.' Yendin de iyi halt ettin. Rusya 10 kişiyle bizi dut ağacı gibi silkeledi. Herkes maç bir an önce bitsin diye dua etti. Sonra Macaristan maçı gene hamaset dolu cümleler... 'Biz bunları da yeneriz, yolumuza gideriz...' Gördüğünüz gibi işte nah yeneriz. Adamlar bizle kedinin fareyle oynadığı gibi oynadılar. Aslında 10 kişilik Rusya da bizimle böyle oynadı.

***

Malzeme iyi ama aşçı kötü A Milli Takım'ın kadrosunda iyi futbolcular var ama iyi aşçı yok. Net görülüyor. Yusuf Yazıcı diye bir oyuncumuz var. Adam Fransa'ya gitti, büyük sakatlık geçirdi ama gümbür gümbür geri döndü. Daha 10 gün önce Milano'da Milan'ı Yusuf'un önderliğinde perişan ettiler. Karşıda İbrahimovic var, bizim milli takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu var diğer tarafta Yusuf var. Dünya keyifle izliyor ama belki de hasetle izleyen bir hocası var. Rusya maçında takım dökülüyor, Yusuf yanında oturuyor, küfür eder gibi 85'te oyuna sokuyor. Macaristan'la dönüm maçına çıkıyorsun Yusuf yine kenarda. Mağlup duruma düşüyorsun Rusya maçında 85'te aldığın Yusuf'u bu kez 55'te sokuyorsun oyuna. Çocuğun maçlara girerken surat ifadelerine bakın, kırgın... Sonra da benim teknik direktörüm Macaristan maçında sonlara doğru eline kalemi kağıdı almış bir şeyler çiziyor. Boğaz Köprüsü'nü mü çiziyor, Eyfel'i mi çiziyor bilmem. Deftere kitaba bakacağına sahaya bak. Bir takımın teknik direktörüne ihtiyaç olduğu anlarda ders çalışıyorsun belli. Kağıtla kalemle artistlik yapıyorsun. Macaristan kağıdı da kalemi de sana yedirdi. Sen belki bunu hazmedersin ama kusura bakma Şenol Güneş ben hazmedemiyorum. Ama haklısın senede 3.2 milyonu ben de alsam hazmederim, üzerine bir de maden suyu içerim. Yoksa Türk Milli Takımı C'ye düşse ne olur. Dünyada bu parayı alan bir teknik direktör bu duruma düşerse istifa etmesi gerekir ama bizimki marttan, nisandan bahsediyor. Yani Le Fontaine'den masallar. Ninni yavrum ninni uyutayım senni... Şarkıyı söyleyen Şenol Güneş, assolist.

***

Böyle giderse D Ligi'ne düşeriz Milli Takım Teknik Direktörü beyanat veriyor, 'Sol bek bulan varsa bana söylesin...' Bu kadar para alacaksın, bu kadar imkânın olacak sonra ağlayacaksın Şenol Güneş... Ayıptır! Ey okuyucular, dünyada en fazla para alan 8 milli takım teknik direktörünün listesini çıkardım. 1. sırada 3.9 milyon Euro ile Löw var. Fransa Milli Takımı'nın hocası Deschamps 3.5 milyon Euro ile ikinci sırada. Brezilya Teknik Direktörü Tite de 3.5 milyon Euro kazanıyor. Şenol Güneş 3.2 milyon ile dördüncü. 22 maçtır kaybetmeyen İtalya'nın hocası Mancini 2 milyon Euro'luk kazancı ile 8. sırada. Evet görüntü bu, kimi aldatıyorsunuz siz... Şimdi sıkı durun, bizim milli takımın teknik direktörü sıralamada dördüncü ama millilerimiz 55 takımın mücadele ettiği Uluslar Ligi'nde C Grubu'nda. Böyle giderse D'ye de düşeriz. Marttan sonra hareketlenecekmiş zevat, nasılsa o güne kadar parayı götürecek...
Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp

Yazarın Diğer Yazıları