Top
Tunca Bengin

Tunca Bengin

tunca.bengin@milliyet.com.tr

01/08/2020

Cephede bayram

Devletin hemen her kademesinden gelen, Silahlı Kuvvetler’in Irak ve Suriye’den Libya’ya uzanan geniş bir alanda süren mücadelesine dönük anlamlı mesajlar ve cephe hattındaki bayramlaşma haberleriyle anılara daldık. Şöyle ki; beş yıl önce yine bir Kurban Bayramı’nda (24 Eylül 2015) fotoğraf editörümüz Bünyamin Aygün’le beraber bölücü örgütü PKK’nın ve kaçakçıların geçiş yolu Kuraniş Vadisi’ni tutan Irak sınırının sıfır noktasındaki Karaçalı Hudut Bölüğü’ndeydik. Daha doğru tanımıyla, “Üs Bölgesi” diye adlandıran 2030 metre rakımlı “Kartal Yuvası”ndaydık. Çünkü gerçekten de bu sıfatı bölgenin stratejik önemi ve bölüğün konumu nedeniyle fazlasıyla hak ediyordu. Uçsuz bucaksız dağları, tepeleri gören Karaçalı Üs Bölgesi’nin hemen karşısında yer alan (1800 metre uzaklıkta) Irak sınırları içindeki 2147 rakımlı tepenin arkasındaki PKK’nın önemli lojistik merkezlerinden biri olan Haftanin kampı bulunuyordu. Çözüm sürecini fırsat bilip bu kritik bölgeye yerleşen PKK’nın 18 Ağustos 2015’te başlatılan operasyonla uzaklaştırılmasından sonra 21 Ağustos 2015’te zirvesine Türk bayrağı dikilen tepede tam sınır taşının bulunduğu noktaya konuşlandırılan Karaçalı Üs Bölgesi’nde her ilden gelen askerler vardı. Dolayısıyla, tipik bir Türk mozaiği örneğiydi. Her birinin doğduğu, büyüdüğü yer ve hayat hikâyeleri farklı ama buluştukları bu tepede yürekleri tek ses, tek nefes olarak atıyor, canlarını ortaya koyarak aynı ideal uğruna kader birliği yapıyorlardı:Cephede bayram

“Bayrak inmez, vatan bölünmez.”

Bayram sabahında Şırnak’tan bizi taşıyan Skorsky ile kuş gibi konduğumuz Üs Bölgesi’nde tanık olduklarımız da bu konudaki kararlılığın çok net göstergesiydi. Çünkü Karaçalı Üs Bölgesi hemen karşısındaki Haftanin kampından sızma, sürekli havan saldırısı ya da tepelerde mevzilenen PKK’lı keskin nişancıların tehdidi altındaydı. Mehmetçik’in bir bölümü siperlerin dibine serdiği matlarda sırt sırta yatıyor, uyanık olanlar da omuz omuza mevzilerde eller tetikte, yüksek savaş teknolojisiyle ufku gözetliyordu. Nitekim bizde havan saldırılarına karşı en korunaklı yer olarak görülen iki metrelik siperlerin dibinde oturarak o kahramanlarla konuşmuştuk. Hepsinin ortak düşüncesi vatan hizmetini onurla ve gururla tamamlayıp, sevdiklerine kavuşmaktı. Yemek vakti geldiğinde de yine siperlerin dibine matlardan kurulan yer sofrasında 48. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Vahap Özoğlu, diğer subaylar ve erler hep birlikte uzunlamasına yan yana bağdaş kurarak lavaş ekmek, barbunya pilakiden oluşan tabldotu kaşıklamıştık. Yani üs bölgesinde en güvenli yer siperlerin tam dibiydi...

Bugün ise durum çok farklı. Aradan geçen beş yılda çok şey değişti. Özellikle de son dönemdeki Pençe-Kartal harekâtlarıyla... Çünkü 1984’ten bu yana terör örgütü PKK’nın en önemli eğitim ve lojistik merkezlerinden o Haftanin’e Türk komandosu postal bastı ve terör yuvaları, sığınakları darmadağın edildi. En önemlisi de eskilerde olduğu gibi temizlik bittikten sonra geri dönülmedi ve o bölgede üs bölgesi oluşturuldu. Yani Karaçalı’daki Kartal Yuvası’nın hemen karşısında Irak topraklarındaki Haftanin kampı da artık kontrol altında, dolayısıyla bizim yakinen tanık olduğumuz o sızmalar, tehditler de önlendi. Dahası, sadece Haftanin değil, son dönemde kuzey Irak’ta gerçekleştirilen peş peşe harekâtlarla bazı yerlerde sınırdan 40-45 kilometre derinlikte olmak üzere 40’a yakın üs bölgesi oluşturmuş durumda. Aslında buna resmi olarak böyle bir tanımlama yapılmasa da yeni bir ‘güvenli bölge’ oluşturdu denilebilir. Tıpkı Suriye’nin kuzeyinde Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekât bölgeleri ve İdlib’de gerçekleştirdiği gibi... Yani koronavirüs salgını, günlük siyasetteki sıkışma, ekonomik darboğaz ve siyasetin kısır gündemi arasında Mehmetçik, havada, karada ve denizde Türkiye’nin geleceğini etkileyecek operasyonlarda çok zor, tarihi görevler icra ediyor. Ve FETÖ’cü hainlerden temizlendikçe daha da güçleniyor. Hepsinde de aynı kararlılık ve inançla:

“Bayrak inmez, vatan bölünmez.”

Hiçbirinin ayağına taş değmesin, her biri tez zamanda sevdiklerine kavuşsunlar... Ellerin tetikte olmadığı, daha çok barışın konuşulduğu bayram ve günler temennisiyle...

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp