Top
Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

13/01/2021

Biden’ın ‘demokrasi zirvesi’ ve Türkiye

ABD’nin -seçilen- Başkanı Biden, görev süresinin başlarında bir “demokrasiler zirvesi” toplayacak.

Dünyada demokrasiyle yönetilen ülkelerin başkanları/başbakanları bu toplantıya çağırılacak. (*)

Biden, Amerika’ya yeniden dünyadaki “özgürlükler, insan hakları ve demokrasi liderliği” işlevini kazandırmak istiyor.

.................

Bunu -herhalde- geçen haftaki “Capitol baskınından” önce tasarlamış olmalı.

Çünkü...

Geçen hafta binlerce kişilik azgın Vandallar güruhunun Kongre’yi basması “Amerika’yı alay konusu” yaptı.

Sadece “ABD demokrasi krizini” değil aynı zamanda “ABD gücünün de krizini” gözler önüne serdi.

ABD Başkanı Trump’ın kışkırttığı bu çakallar sürüsünün Kongre binasını yağmalama görüntüleri Rus, Çin ve İran liderlerini üzdü mü yoksa keyiflendirdi mi?

Bu soruyu 100 kişiye sorun, alacağınız cevap neredeyse yüzde yüz “keyiflendirdi” olur.

Biden’ın ‘demokrasi zirvesi’ ve Türkiye

APTALLAR, AYYAŞLAR VE ABD

19. yüzyıl Alman Şansölyesi -diplomasi dehası- Otto von Bismarck’ın sık sık “Tanrı’nın aptallar, ayyaşlar ve ABD için özel bir takdiri olduğunu” söylediği iddia edilir.

Haklıysa...

Amerika’nın eninde sonunda bu krizi aşacağına inanmak gerekir.

Herhalde Biden da demokrasinin mabedi Kongre binasına baskın ve talan üzerine “demokrasiler zirvesi” yapmaktan vazgeçmeyecektir.

Tam tersine...

ABD’nin imajını yeniden parlatmaya çalışacaktır.

Biden, iki temel önceliğini bu zirveyle vurgulayacaktır.

1 Liberal düzeni savunmak için etkili bir demokrasiler ittifakı kurmak.

2 Çin’in yükselişine ve otoriterliğine karşı Amerikan ve Avrupalı müttefikleri ortak tavrını oluşturmak.

Trump’ın küçümsediği ve dışladığı AB ve NATO’nun yıldızlarını yeniden parlatmak bu hedefler için önemli.

.................

Biden’a “demokratik ülkeler zirvesi” öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AB’ye, NATO’ya, -genelde- Batı’ya açılan son politikalarının ve söylemlerinin yararlı olduğu düşünülmelidir.

Dün AB büyükelçileriyle yaptığı toplantı ve konuşma o açıdan da değerlendirilmeli.

“Reformlara” yönelişleri de öyle...

Biden’ın Ortadoğu temsilcisi ve CIA Başkanı olarak seçtiği isimler pek netameli değil.

Biden’ın daha önceki Türkiye ile ilgili ifadeleri de herhalde içimizi ısıtmadı.

Ama...

Biden’a gene de sert tavır konulmamış olması, AB’ye, NATO’ya yaklaşımlar, reform hazırlıkları “Washington’daki yenilere” koz vermiyor. Önemlidir.

AB’NİN ANKETİ

Amerikan seçimlerinden hemen sonra AB Dış İlişkiler Konseyi tarafından bir anket yaptırıldı.

Bu anket Biden göreve başladığı gün yayımlanacak.

Bazı ipuçları verelim.

- Çoğu Avrupalı “yeni Başkanının ABD’yi tekrar küresel lider yapabileceğine şüpheyle bakıyor.”

- Avrupalıların çoğu önümüzdeki 10 yıl içinde yeni dünya liderinin Çin olacağına inanıyor.

- Alman vatandaşlarının çoğu Trump’ı bile Başkan seçen Amerikalılara müttefik olarak artık güvenilemeyeceği görüşünde.

Sonuç...

Geçen yüzyıl ABD’nin gücü aynı zamanda demokrasinin de gücüydü.

21. yüzyılda da her şeye rağmen bu özelliği -eskisi kadar olmasa bile- hâlâ sürmekte, hafife alınamaz.

.................

(*) Bu yazıda İvan Krastev’in New York Times’taki makalesinden de yararlandım.

CAPITOL’DE 7 TUR

Geçtiğimiz çarşamba günü Capitol’ü (ABD Kongre binasını) basan güruh yürüyüşe geçmeden önce caddede dua etmiş.

“İçinde bulundukları kutsanmış harika millet için şükranlarını sunmuşlar.”

Tanrı’dan “cesaret” ve “güç” istemişler.

Mavi ve kırmızı renkte “Jesus 2020” pankartları taşıyorlarmış.

Giysilerine “Tanrı’nın zırhı” yazılı kumaşlar yamamışlar.

Biden’ın ‘demokrasi zirvesi’ ve Türkiye

...................

Ve en ilginci, etrafı kırıp dökmeden, yağma yapmadan önce Amerikan demokrasisinin mabedi Kongre binasının etrafında 7 tur atmışlar.

Tevrat’ta ve İncil’de yer alan bir mucizeden ilham almışlar.

Tevrat ve İncil’e göre, Musa öldükten sonra yerine geçen Yeshua öncülüğündeki Yahudiler vaat edilmiş topraklar olan Filistin’e gelirler.

Batı Şeria’daki Jericho (Eriha) kentini ele geçirmek isterler.

Mucizeye göre şehrin bulunduğu karşı kıyıya geçmek için Ürdün Nehri’ne adım attıklarında, nehrin o kısmı kurur.

Tıpkı Musa’nın Kızıldeniz’i geçtiği gibi kuruyan Ürdün Nehri’ni yürüyerek geçip şehri kuşatırlar.

“Şofar” adlı çalgıyı üfleyerek Jericho şehrinin surları etrafında turlar atmaya başlarlar.

Şofar’ların ve adımların yarattığı titreşimlerle Jericho’nun duvarları yıkılır.

Yahudiler şehri ele geçirir.

Hemen hepsi Evangelist olan bu güruh da kadim “Jericho mucizesinden” ilham alarak Capitol’ün etrafında 7 tur atmış.

Kendilerine olan direnci yıkmak, içeridekilerin Trump’a komplosunu (!!) engellemek için.

...................

Bu kafadaki Trump’çılar sadece Capitol’ü yağmalayanlardan ibaret değil...

Onlar bütün Amerika’da milyonlarca

Ve şimdi bütün eyaletler tetikte.

Önümüzdeki günlerde bu kez de eyalet meclislerinin basılacağı, yağmalanacağı yolunda istihbarat nedeniyle ABD eyaletleri alarma geçmiş bulunuyor.

Yazıyı Paylaş

Google +

Whatsapp